| |
|
Biliyorum bu başlık size çok saçma
geldi. Çünkü hemen hemen hepimiz okumayı
6- 7 yaşlarında ilkokulda öğrendik…
Aslında başlığımızla size anlatmak
istediğimiz daha iyi okuma için en son
ne zaman kendinizi geliştirdiğiniz. Öyle
ya bilgilerin %80- 85‘i okuyarak elde
edildiğine göre bugüne kadar daha etkili
okumanın çabasını göstermiş olmanız
gerekir... Eğer böyle yapmadıysanız,
belki de siz hala ilkokul 2 ya da 3
çocuğun etkinliğinde okuyorsunuz.
Düşünürseniz ilkokulda bir kere
kelimeleri kavrayıp da içimizden okumaya
başladığımızda okumayı öğrendiğimiz
düşünülür. Okumayı bir kere öğrenince
bundan sonra geriye sadece
öğrendiklerinizi uygulamak kalır, diye
düşünüldüğü için bundan sonra okumayla
ilgili çok az şey öğretilir.
Okumayı sökmek, okumanın daha ilk
evresidir. O yüzden gerçekle çok fazla
ilgisizdir.
Bu durumda bırakmak, emeklemeyi öğrenen
bir bebeğin tüm hareketleri öğrendiğini
varsayması gibi bir şeydir. Hâlbuki daha
yürümenin, koşmanın, dans etmenin
öğretilmesi gerekir. Bu örneği okumaya
da uyarlayabiliriz. Sürünür vaziyette
yere öylece bırakılıyoruz; artık
yürümeyi, koşmayı ve dans etmeyi
öğrenmenin zamanıdır.
Okumanızı geliştirebilirsiniz; çünkü
okuma bir beceridir. Üniversite mezunu
bir öğrenci 150– 250 kelime arasında
okur. Bunu çok rahat 3- 5 kat arttırmak
mümkün..
Etkin ve hızlı okumak bir ayrıcalık
değil, zorunluluk bir ihtiyaç olmaya
başlıyor. Neden mi daha hızlı ve etkin
okumak gerek?
Okuma sevmiyorsunuz; ancak okumaya
mecbur olduğunuz şeyler var.
Okumayı seviyorsunuz; ancak okumaya
vakit yetiştiremiyorsunuz.
Öğrencisiniz (lise, üniversite vb…)
dolayısıyla yığınla kitap, not sizi
bekliyor.
OKS, ÖSS, KPSS, LES vb. sınavlara
hazırlanıyorsunuz; ama zaman problemi
yaşıyorsunuz.
45 dk. ya da bir saat zaman
kazanabilirsiniz. Bu nasıl mı olacak?
Etkili ve hızlı okuma için anlayarak
hızlı okuma tekniklerini
öğrenebilirsiniz.
Temelde hızlı okumanın mantığı kelime
kelime yerine satırın daha geniş bir
bölümünü görmek, 2, 3 hatta 4 kelimeyi
birden görebilmek ve algılayabilmektir.
Bundan önce üzerinde durulması gereken
yavaş okumamızın nedenleridir:
Kelimeleri teker teker okuyoruz.
Okurken kelimelere takılıyoruz ve
geriye dönüşler yapıyoruz.
Okurken dudaklarımızı belki dilimizi
oynatarak okuyoruz.
Bir konuyu daha iyi anlayabilmek için
yavaş okumak gerektiğine inandık.
Dikkatimizi toparlayamıyoruz, çabuk
yoruluyoruz.
Yavaş okumanın en temel sorunu ise
içten seslendirerek okumaktır.
HIZLI OKURSAK NELER OLUR?
200 sayfalık bir kitapta yaklaşık 50.000
kelime bulunur. Yavaş okuyan bir okuyucu
bir saatte yaklaşık 3.500 kelime
okuyabilir. Bu da yaklaşık 7- 8 saatte
bitireceği anlamına gelir o kitabı.
Hızlı okuma tekniklerini uygulayan bir
kişi aynı sürede 2 ya da 3 kitap
bitirebilir ve yavaş okuyan kişiden daha
çok anlar.
ÖSS’ ye hazırlanan bir öğrenci normalde
soruları verilen zaman diliminde
yetiştiremediği halde etkin bir okuma
eğitimi aldığında yetiştirmeyi bir yana
bırakıp 45- 60 dk kazanır.
Etkin ve hızlı okuma konusunda bir
eğitim alan kişi okuma konusunda
öğrendiği üstün becerilerle etkin ve
hızlı okuyarak zihinsel gezintileri
asgariye indirmiş olur böylece
konsantrasyon artar ve bilgi kaydı daha
berrak olur. Düşünce, algılama,
değerlendirme kavramı ve karar hızı
artar. Etkin ve hızlı okuma konusunda
kendisini geliştiren öğrenci okuma işini
monotonluktan çıkarır zevkli ve
eğlenceli bir hale getirir. Daha kısa
sürede daha fazla öğrenme ve de daha
kısa sürede daha fazla soru çözme
fırsatı bulmuş olur. Sınavlara
hazırlanan tüm öğrenciler etkin ve hızlı
okuma konusunda kendisini geliştirmeli.
Şu an siz bu makaleyi okurken diğer
rakipleriniz sizden daha iyi olmak için
bu konuda bir yerlerde kendilerini
geliştirmeye devam ediyorlar. Sonuçta
sınavlara sadece siz tek başınıza
girmeyeceksiniz. Daha iyi olan ve daha
iyi olma konusunda çaba gösteren tüm
öğrencilere bu konuda kendilerini
geliştirmeleri öneriyorum. Bu belki bir
kitapla belki bir cd ile belki de bir
etkin ve hızlı okuma eğitimi alarak.
Bütün hedefleriniz için çalışıyorsunuz
ve en çok da o büyük sınav için. O gün
sınavdan sonra, vaktim yetmedi, bu
soruları bildiğim halde yapamadım demek
ne kadar trajik bir tablo olurdu.
Şimdiden bu konuda kendinizi
geliştirmenin yolları bulmanız
dileğiyle, sevgiyle kalın.
|
|
|