| |
|
Yaşam beklentidir, ölüm ise değişmezlik.
Değişim hayatımızın tam kalbinde…
Değişime direnmeye çalışırsanız,
değişimi istemezseniz, değişim sizi yok
eder. Hayatta her zaman beklenti vardır.
Değişime direnirseniz ot gibi bir yaşam
sürersiniz. Ben değişmeyeceğim derseniz,
bunun için bir çaba harcamazsanız,
geleceğinizin bir başkalarının ellerinde
olması kaçınılmazdır.
1917 yılında 100 büyük şirketten bugün
sadece 15’i ayakta kalabilmiştir.
Bunlar, 6 petrol, 2 oto üretim, Kodak,
AT&T, General Electric, Johnson-Johnson,
CitiCorp, Practer-Gamble… Değişime
direnmedikleri için şu an ayaktalar ve
dünya markası diğer 85 şirket ise
değişime ayak uyduramadıkları için iflas
etmiş, terk edilmiş ya da
satılmışlardır. Bizler kendi hayatımızı
değiştirmemek için direnirken diğer
taraftan sürekli mazeretler buluyoruz…
Joseph Wilson, Xerox Corporation'da iyi
bir planlamacı olması ve değişime ayak
uydurma konusunda çok iyiydi. Diğer
üreticilerin pek çoğu karlarının %85'İni
malzeme satışından, % 15'ini ekipman
satışından kazanıyordu.
Xerox'un hedefi, makinelerinden para
kazanıp, basit kâğıt kullanmaktı.
Makineler oldukça pahalıydı, böylece
Wilson leasing fikrini ortaya attı.
Makineleri kiralayacak ve çıkarılan
kopyalardan para alacaktı. Miktar
büyüdükçe, kopya başına alınan para da
küçülecekti. 1960 yılında otomatik
fotokopi makinesi piyasaya çıktığında,
yangın söndürücü İle birlikte
satılıyordu çünkü bazen kâğıtlar
tutuşabiliyordu. İnsanlar, fotokopi
makinelerinden korkuyorlardı. Bu yüzden,
Wilson Xerox fotokopi makinelerini bir
maymunun bile kullanılabileceğini
vurgulayan reklâm yaptılar. Ortaya
şimdinin fotokopi makinesi…
Dünyada değişmeyen tek şey değişim… Her
şey değişiyor ve değişim sonrası kimi
insanlar çabuk kabullenirken kimisi inat
etmeye devam ediyor.
Levi Strauss, 1853 yılında San
Francisco’da bir kuru gıda dükkânı
açmış. Müşterilerinin çoğu, altına hücum
eden madencilermiş. Bir yerel altın
arayıcısı, bu zorlu görevi yaparken
darbelere dayanıklı pantolona ne kadar
çok ihtiyaç olduğunu anlatınca, Strauss,
çuval kumaşından pantolon üretmiş. Bu
dayanıklı pantolon, anında tutulmuş. Bir
zaman sonra Strauss, kot kumaş
kullanmaya, bunları maviye boyamaya ve
bakır zımbalarla sağlamlaştırmaya
başlamış.
1873 yılında, patenti alınmış ilk 501
tipi, bele kadar çıkan tulumları
üretmiş. Bu tulum, kısa sürede
oduncuların, sığır çobanlarının,
demiryolu işçilerinin, petrol
sondajcılarının ve çiftçilerin standart
kılığı haline gelmiş. 1950’li yıllarda,
James Dean de bunları giydiğinden,
Amerikan gençliğinin standart kıyafeti
olmuş. Şimdi ise tüm dünyada bütün
gençlerin giydiği vazgeçilmez
kıyafetlerden bir oldu ve değişim çuval
kumaşları ile başlayan oduncuların,
sığır çobanlarının, demiryolu
işçilerinin, petrol sondajcılarının ve
çiftçilerin standart kılığı şimdi bütün
gençlerin üzerinde…
nlp ile coşkulu yaşam cemal kondu
areskitap 2006
|
|
|