ALIŞILMIŞ DAVRANIŞLARIMIZ
Dünyayı algılayışımızı etkileyen bir başka sebep de alışılmış davranışlardır. Hemen her insanın geçmişte işe yaramış bazı davranış alışkanlıkları vardır. Belli bir durumla karşılaştığımızda alışılagelmiş eski davranış tarzımızı kullanırız. Örneğin, görüşleri kale alınmamış bir ailede büyüyen bir kişi, görüşlerinin dikkate alınabileceği bir ortama girdiğinde de eski alışkanlığını sürdürüp geri çekilme eğiliminde olabilir. Yüksek sesle konuşulan bir ailede büyümüş bir kişi, bu alışkanlığını sosyal hayatında da devam ettiriyor olabilir. Ve bu durum ailesinde sorun olmasa da sosyal hayatında sorun yaratabilir.
Yüksek sesle konuşmak deyince aklıma bir arkadaşımın hikâyesi geldi. Yeliz evliliğinin ilk günlerinde bankadan yaka paça dışarıya atılmalarını şöyle anlatmıştı. Eşimin ailesi o kadar yüksek sesle konuşuyor ki bazen yan odadan içeride kavga çıktığını sanıyorum. Bir gün kayınbabamla bankaya gitmiştik. Ben babamın yüksek sesine alışmıştım ama görevli bayan kendisine bağırdığını düşünüp bizi güvenlik görevlisine şikâyet etmişti. O günü hiç unutmuyorum! Bayan 'Ne bağırıyorsunuz beyefendi, saygılı olun' dedikçe, babam 'Ne bağırması' diyordu. (Babamın normal hâli olduğunu nereden bilsin!) Sonunda babam gerçekten sinirlenip sesini daha da yükseltmişti ki kendimizi dışarıda bulduk."
Çoğu davranışımızı geçmişte yaşadığımız çevreden öğreniriz. Sonradan öğrenilmiş davranışlar olduğuna göre, bugün bize zarar veren bir davranışı değiştirmek de bizim elimizdedir. Ama bugün çoğu kişi, "Ben buyum nasıl değişebilirim ki" diyerek kendi potansiyelini sınırlar. Aslında çoğu davranışımız eğer istersek değiştirebileceğimiz davranışlardır. Tabii ki kendimizle ilgili neleri değiştirip neleri değiştiremeyeceğimizi merak etmek de bakış açımızla ilgili bir durum! Ben bugüne kadar, "Ben buyum, asla değişmem" deyip de değişeni çok gördüm.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@sayginnlp.com