|
Ne duyuyorum?
Neuro Lingustic Programming ( Sinir Dili
Programlaması' mı? ) basit bir insan
için değil de, üniversite mezunları,
profesörler, sihirbazlar ve zihinsel
açıdan yetkin insanlar için gibi
geliyor. Öyle görünebilir, fakat bu
doğru değil.
Neuro Lingustic Programming ( Sinir Dili
Programlaması ) bütün insanların
kazanabileceği yeni bir düşünce
kalıbıdır.Bu zihnin dilini en etkili ve
en uygun şekilde kullanma sanatıdır.
Hepiniz bu yeteneğe sahibiz.
Sinir: sinir sistemi anlamına gelir ve
beynin işlevine işaret eder. 'Dilbilim'
sözcüğüyle ses. sözcükler ve beden
dilini kastediyor.
Programlama: bunları eş zamanlı olarak
kontrol ve idare etmek anlamına gelir.
Bu beyninize bir planı ya da yöntemi
oturtmaktır. Tüm insanların fiziksel
işlevi büyük ölçüde birbirinin aynı
olduğu için, bunun beyin için de geçerli
olduğunu varsayabiliriz. Bu sizin
beyninizin en çok hayran olduğunuz
kişinin beyniyle aynı şekilde çalıştığı
anlamına gelir. Fakat onun
programlaması(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
sizinkinden ayrıdır ve onun için de
beyni bu olayı tamamen farklı bir
şekilde ele alır. Eğer beyninizi tamamen
aynı biçimde kontrol edebilseydiniz, o
denli hayran olduğunuz o kişiyle aynı
sonuçlara ulaşırdınız. Esasında aynı
sonuca daha çabuk varırdınız, çünkü
diğer kişi sizin için bunun enerji,
zaman, para
ve sağlık bağlamında bedelin; zaten
ödemiş olurdu. Bunları atlayıp
geçerdiniz. Onun çalışmasının semeresini
toplardınız.
Zira bu edimi üstlenme yetimiz tümüyle
sinir sistemimizi kontrol altına alma
yetimize bağlıdır Bunun farkında
olmayanlar, kendi ruh hallerinin ve
duygularının kuklası olurlar. Fakat
beynindeki sinirsel
(NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması))
bağları doğrudan kontrol eden kişi var
oluşuna yön verir, istenilen sonuçları
elde etmenin tek yolu kişinin sinir
sistemine(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
belli emirler vermesidir.
Bunu herkes yapabilir, fakat çok insan
gerçekte bunun nasıl yapılacağım bilmez.
NLP(
Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması) amacı size bunun nasıl.
başarılacağını öğretmektir,
NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması)
ruh yapımızın ve bunun kontrol
edilmesinin bilimidir. Bu beynimizde
süregelen süreçleri fiilen kontrol
etmeyi ve yönetmeyi sistem ve
teknikleridir. Bu beceri eninde sonunda
istediğinizi elde etmenizi mümkün
kılacaktır. Beyniniz, ona doğru
talimatları vermeniz, şartıyla en iyi
sonuçları almaya yönelik işler. Bu
biçimde kendi davranışlarınızın ve
zihninizin(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
patronu olursunuz, fakat aynı zamanda
başkalarının zihnini de kontrol
edebilirsiniz. Çünkü kız arkadaşınızın
veya patronunuzun ya da komşunuzun
nörolojisi(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
sizinkiyle aynı şekilde işler. Bunun
için eğer bir insan sabahları taptaze ve
canlı bir şekilde erkenden
kalkabiliyorsa, sizin de onun gibi dinç
kalkmanız için sadece onun gibi dinç
kalkmanız için sadece onun zihninin
işleyişini kopya etmeniz gerekir. Bu
gerçekten de göründüğü kadar kolaydır.
NLP(
Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması) size bunu nasıl
başaracağınızı öğretir. Başka birinin
yaptığı her şeyi yapabilirsiniz. Bu aynı
düşünce çizgisini ve aynı eylem
çizgisini ve düzenini gerektirir. O
zaman siz de aynı sonuçlara ulaşırsınız.
Fakat diğer kişinin
bu başarılı stratejiye hakim olması
yıllar almış olabilir. Onun düşünce
tarzını ve fiziksel edimlerim kopya
ederek onun gereksindiği zamanın küçük
bir bölümü içinde bunu
yapabilirsiniz. Hoş bir olasılık değil
mi?
*NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması)
bir dil bilimci olan John Grinder ve
bir matematikçi ve dil bilimci olan
Richard Bandler sayesinde yetmişli
yıllarda gelişti, îkisi de aynı hüsrana
uğramıştı. Her ikisi de öğrencilerinin
sadece küçük bir bölümünün verdikleri
dersleri(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
uygulamaya koymayı başardığım fark
ettiler. Bunun nedeni öğrencilerin her
birinin dersleri değişik bir şekilde
yorumlamasıydı. Her iki profesör de bunu
saplantı haline getirdi ve paylaştıkları
bu hüsran bu 'zihinsel sızıntıya' neden
olabilecek belli örnekleri
araştırmalarına yol açtı. Ne var ki 18
aylık yoğun bir araştırma programı
onları bir adım ilerletmedi. Ellerinde
hiç somut kanıtları yoktu. Her ikisi de
kendilerini tümüyle bu araştırmalarına
vermek için istifa etti. Kendilerine
ölçülebilen sonuçlar sağlayabilecek
'modeller' bulmaya çalıştılar. Sonunda,
onlarla işbirliği yapmak isteyen ve
tanınmış bir hipnoz terapisti Dr.Milton
Erickson'a rastladılar. Dr.Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
tedavi ettiği hastaların %98'inde
başarılı olmuş görünüyordu. Hastalarının
çoğu mantıksız korkular ve fobiler
yaşıyordu. Çoğu vakada onların bu
sorunlarım halletmelerine yardım
edebildi. Nihayet ölçülebilir bir veri
vardı.
Eğer bir insan örümceklerden korkuyorsa
ve bir tedaviyle bir hafta içinde
onlarla oynayabilecek düzeye
gelebiliyorsa gözle görünür kesin
sonuçlar vardır, bu nedenle de bunlar
ölçülebilirdir. Eğer sigarayı bırakmaya
çalışıyorsanız ve sadece Milton
Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bunu yapmanıza yardım edebiliyorsa o
zaman ispat edilebilir bir sonuç ve
ortada açık bir kanıt vardır.
Her iki bilim adamı da Dr.Erickson'ın
hastalarının durumunun nasıl böyle
olduğunu öğrenmek istedi. Erickson
onlara nedenini bilmediğini söyleyince
şaşırdılar. Gerçekte, bir şeyde iyi olan
kimse tam olarak bunun sebebini bilmez.
Hepimiz yaptığımız her şey için belli
örnekler geliştirdik. Bu örnekler bir
deneme yanılma süreci içinde gelişir.
Bir şeyi yaparken tatminkar bir seviyeye
ulaştığımızı keşfeder etmez bunu
denemeyi bırakırız. Ve bu istenen
sonuçları nasıl ortaya çıkardığımızı
adeta unuturuz.
Her iki bilim adamının da neler
olduğunu bulmaları için tek yol
Erickson'ın stratejilerini(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
ve tedavi yöntemlerini yakından
gözlemekti. Çok geçmeden Erickson'ın ne
yaptığını ve nasıl davranacağını her
zaman bildiğine tam anlamıyla emin
olduğu ortaya çıktı. O yalnızca doğru
çözümü bulabileceğini ve hastalarına
yardım edebileceğini biliyordu. Onun
kanaati, sorunların ağırlığı ne olursa
olsun, doğru yanıtları bildiği ve yolu
açabileceğiydi. Bu öncülden yola çıkarak
gerçek sonuçlar elde etmeye başladı.
Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
gençliğinde çocuk felci geçirmişti. Bir
tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştu ve
konuşurken pelteklik çekiyordu; sözleri
ağzında geveliyordu. Bunun için
hastaları söylediklerini anlamak için
gayret göstermek zorundaydılar. Bu
engelini bir avantaj haline getirmiş
olduğu acıktı. Birkaç yıl önce ölmüş
olmasına rağmen hala onun en iyi
terapist olduğu düşünülüyor.
Başarılı bir tedavi için ikinci formül
–Grindler ve Bandlerin(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bulgularına göre- onların deyimiyle
hastayı yansıtmaktı. Erickson bunu
bilinçsizce yapıyordu. Tıpkı hastası
gibi soluyor, önünde duranın göz
hareketlerini, fiziksel görüntüsünü ve
ifadesini taklit ediyordu. Bu şekilde
kendisiyle hastası arasında bir bağ
oluşturan(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
fiziksel bir benzerliği yaratıyordu.
Hasta kendini evinde hissetmeye ve
doktoruna güvenmeye başlıyordu. Şimdi
dürüstçe ve hiç saklamadan sorunlarını
konuşabilecek düzeydeydi. Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
hastanın zihninin derinliklerim kazması
ve korkusunun ya da fobisinin gerçek
güdüsünü bulması için ona her zaman
neden bu sorunundan kurtulmak
istediğini soruyordu. Ancak o zaman
hasta neden belli bir davranış
gösterdiğini söyleyebiliyordu.
Başka hipnoz terapistlerine çok
korkutucu göründükleri için
örümceklerden korktuğunu söyleyen kadın
Erickson'a(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
ev temizliğinden hiç hoşlanmadığını
söylüyordu. Toz bezini elinden bırakmak
için örümcek korkusunu bahane olarak
kullanmasının nedeni buydu. Şimdi
Erickson ona yardım edebilirdi, çünkü
sorununun nedenini biliyordu.
Her hasta öğrendiklerinden hayrete
düşüyordu, çünkü şimdi kendisini ilk kez
sorunlarının gerçek doğası hakkında
konuşurken duyuyordu. Erickson'ın(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bu sorunları tespit etmesi gerekmiyordu.
Sorunlarının kaynağı kendi içinde
yatıyordu ve istendiği zaman belleğinden
sızdırılabilirdi. Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
önce onu 'yansıttı', sonra onun içinin
derinliklerine inmesine izin verdi. Bu
özel hastanın örümcek korkusuna sebep
olan parçası, deyim yerindeyse, bir
'kutuya' kilitlenmişti. Bu nedenle hasta
bunu olduğu gibi anlamıyor ve hiçbir
şekilde etkileyemiyordu. Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
önce hastanın en iyi 'zihin halinde'
olduğundan emin oldu, böylece hasta en
derin korkularıyla açıkça
yüzleşebilirdi. Hasta şimdi bu korkuya
neden olanın tüm kişiliği değil, sadece
kendisinin
gizli bir parçası olduğunu anlıyordu.
Şimdi bu gizli parça birden kutudan
fırladığı için sonunda onunla
yüzleşebilirdi. Bu sorunun tamamen yeni
bir şekilde değerlendirilmesine yol
açtı. Bu yeni yaklaşım iyileşmenin
anahtarını oluşturdu.
İyileşme gerçekleştiği andan itibaren,
Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
kendi deyimiyle 'pozitif tespitlemeye'
geçiyordu. Hastasına nasıl her zaman 'en
güçlü zihin haline' geri dönebileceğini
öğretiyordu. Yine bu olumlu, pozitif
halden başlayarak -bir edimi mesela
yumruklarını sıkarak daha önceki bir
olumlu duygularına bağlayarak- hasta
aynı olumlu hali geri çağırmayı ve
uyandırmayı öğreniyordu. Bu şekilde en
uygun zihin haliyle yapılacak edim
arasında sinirsel bir bağlantı meydana
geliyordu. Erickson'ın(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
hastalarından biri odasından çıktığı
zaman kaçınılmaz olarak yeniden korkuya
ya da depresyona kapılıyordu. Fakat
Erickson(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
şimdi 'olumlu, pozitif tespitlemeyi'
nasıl kullanacağını öğretmişti. Hasta
yumruğunu sıkacak, dimdik duracak ve
olumlu halini yeniden kazanacaktı. Bu
şekilde hastanın kendisi olumsuz
korkusunu 'gizli kutudan' çıkartıp
onunla yüzleşebiliyor ve doktorun
yardımı olmadan olumlu edimde
bulunabiliyordu. Bu yöntemi devamlı
tekrar ederek sonunda takıntılarından
tamamıyla kurtulabiliyordu. Hasta
yaşamını daha nitelikli kılmak için
kendi özgür seçimini kullanmayı
öğrenmişti.
Bandler ve Grinder Erickson'ın(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
tedavisini iyice inceledikten sonra onu
başarıya götüren stratejiyi
anlayabildiler. İkna ediciydi, benzerlik
yaratarak hastalarıyla samimi bir bağ
kuruyordu, sonra izliyor, yöneltiyor ve
tespitli yordu. “Kutuyu” açma
olasılığını ve bu yöntemle hastaların
pozitif hali geri çağırmalarını mümkün
kılıyordu. Daha sonra Crinder ve
Bandler(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
yine yüksek başarı kazanan terapist
Virginia Satir'i incelediler. O da genel
olarak aynı çizgide çalışıyor gibiydi.
Üstelik bütün insanların iyi ilişkiler
kurabileceği kanaatindeydi. O da
hastalarına her zaman yardımcı
olabileceğinden emindi. Bir aile
terapisti olarak iki eş arasındaki bir
çatışmanın nasıl çözüleceğini biliyordu.
Buna tümüyle inanıyordu ve işe
yaramasının nedeni de buydu. O da
bilinçsizce yansıtıyor, izliyor,
yöneltiyor ve pozitif olarak tespit
ediyordu. Bozuk bir ilişki de negatif
'tespitlemelerin' (kavgaların ve
kızgınlıkların) üstün geldiğini anladı.
Bu 'tespitlemelerin'(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
yıkılması ve bunların yerini
birbirlerinin olumlu yanlarını
tespitleyerek pozitif tespitlemelerin
alması gerekiyordu.
Bu yeni değerlendirmeden yola çıkarak
-karşılıklı çatışma 'kutusundan'
çıkarak- eşler tekrar sevgili oluyordu.
Bandler ve Grinder(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bulgularını bir rapor haline getirip
Erickson ve Satir'in stratejilerini
hipnoz terapist yapan kuruluşlarında
öğretmeye başladılar. Öncelikle,
hastalar çözümleri kendileri bulana dek,
hastaların zihinlerini 'tarayarak' ve
'aksettirerek' onlara yardım
edebileceğinize kani olmalınız
gerekiyordu. Sonra samimi ilişki, izleme
ve rehberlik ve nihayet bunların sonucu
olan 'olumlu ve istenen zihin halinin
tespitlenmesi'(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
geliyordu. Bütün bunlar hastanın
kendisi kadar terapist tarafından da
deneniyordu. Daha sonra hastanın
problemlerini kendisi çözebildiği için
artık terapiste ihtiyacı kalmıyordu.
Herkes kişisel sorunlarının(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
çözümünü kendi içinde taşır. Sadece
kendi sorunlarınızı çözmeniz gerekir. Ne
öğüt verilirse verilsin, ne kadar iyi
niyetli olursa olsun, ışığı siz kendiniz
görmeye başlamalısınız. Bu sadece
pozitif 'tespitleme' vasıtasıyla kendi
değerlendirmeniz aracılığıyla olabilir.
Her birimizin birkaç 'kişiliği'(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
vardır. Sorun yaşadığınız zaman
bunlardan biri size çözüm sunacaktır.
Fakat bu karanlıkta hiç ışık yoksa,
negatif sesler ve duygular hakim olur.
'Pozitif tespitlemeyle'(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bu negatif kişilikler arka plana
itilir. Bu ne kadar sık olursa, o kadar
çabuk sorunun çözümü için içinizde bir
yer açılır.
İçinizdeki bu farklı kişiliklerin(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
, hatta en olumsuzun bile sizin için
önemli olduğunu kavramanız önemlidir,
gereklidir. Her biri sizin menfaatiniz
için çalışır. Mesele onların size
yüklediklerini farklı biçimlerde
yorumlayabilmenizdir.
Şu basit hikaye buna(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bir örnektir. Gençken belki anneniz
size kızarmış pastırmalı pek çok sandviç
hazırlıyor ve size koyu yulaf lapası
veriyordu. Bunu en iyi niyetiyle
yapıyordu. Bunu size karşı duyduğu
sevgiden yapıyordu. Fakat kötü bir
beslenme alışkanlığı sürdürüyordu, çünkü
şimdi proteinle nişasta karışımının kötü
bir beslenme olduğunu biliyoruz. O daha
iyisini bilmiyordu ve içinde hiç kötü
niyeti yoktu.
Zihninizin çocukken oluşmuş kısımları
(kişilikler) vardır ve bunlar sizin için
ellerinden geleni yaparlar. Ne var ki şu
anda olumsuz olan bir davranışa sebep
olabilirler. Mesela, kalabalık önünde
konuşma korkuşu sizi hayal kırıklığından
korumak isteyen bu kişiliklerden
birinden kaynaklanır. Utangaçlığa
kişiliğinizin(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
başka bir kısmı neden olur ve
kulağınıza şöyle fısıldar: 'sen ondan
daha aşağı seviyedesin.' Buradaki niyet
başkalarıyla karşılaştığınız zaman acı
çekmenizi önlemeye çalışmaktır ve bu
sıkılgan bir şekilde davranmanıza sebep
olur.
İçinizdeki bu kişilik(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bir defa bastırılan ve bilinç altınızda
depolanan bir deneyim yaşadı. Sizin bu
parçanız sizi benzer bir olumsuz deneyim
yaşamanıza izin vermeyecek derecede
seviyor. Böylece utangaçlık korunak
halini alıyorlar, fakat şimdi olumsuz ve
istenmeyen bir davranış olarak ortaya
çıkıyor ve bu da yaşamınızda size sorun
çıkarabiliyor.
Bandler ve Grinder(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
öğrencilerine bu modellerin (Erickson
ve Satirin) stratejilerini öğrettiler ve
başarı oranlarının yüzde yüz olduğunu
gördüler. Birdenbire herkes Milton
Erickson ve Virginia Satir e(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
aynı seviyeye ulaşmıştı. Eğer
öğrenciler stratejilerine ve örneklerine
aynı sırada sadık kalırlarsa kesinlikle
başarısız olamıyorlardı. Bu davranış
bilimi dünyasında merak uyandıran bir
keşifti.
Bulgularına bilimsel bir mükemmellik
kazandırdılar ve böylelikle temelin;
Freud ve Jung (NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
gibi bilim adamların attığı
psikoterapinin gelişmesine katkıda
bulundular. Onların iç görüsü
doktorların ve psikologların bilgisine
fazladan bir boyut kazandırdı. Bir
hastaya kendi sorununa çözüm buldurma
konusundaki esaslı bir örnek deli
sanılan birinin vakasıdır. Bandler ve
Grinder(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
adamın kendini Hz. İsa sandığını
öğrendiler. Hiçbir psikiyatrist adamın
bu kuruntusunu geçirmeyi – yani
kişiliğinin Hz. İsa olmadığı
düşüncesiyle iş birliği içerisine
girmeye hazır bir parçasını bulmayı-
başaramamıştı.
Adam hücresinde onlara
fazlalaştırabilmesi için balık ve ekmek
getirmelerini söyledi. Yanağına
vurmalarını istedi, böylece öteki
yanağını dönebilecekti,
Bilim adamları(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bir dükkana gidip bir testere, bir
çekiç, en büyüklerinden iki çivi ve iki
kalas aldılar. Tek söz etmeden bir
çarmıh yapmaya başladılar, fakat
yavaştan alıyorlardı. Hastaları bir
köşeden onları izleyerek sessizce
oturuyordu. Sonunda çarmıh bittiği zaman
içlerinden biri şöyle dedi: 'İsa,
zamanın geldiğini biliyorsun, neyin
beklediğini ve ne yapmamız gerektiğini
biliyorsun. Yere uzan.' Çarmıhın üstünde
acı içinde ölmek tehdidi o kadar büyüktü
ki o anda hastanın bir parçası uyandı ve
ona şöyle dedi, 'Sen İsa değilsin, sen
kendinsin." Adam Bandler ve Grinder'le(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
sözsüz iletişim kurdu. Bu bir anlık
içgörüde Bandler ellerini çırparak adamı
pozitif olarak 'tespitleyebildi.
Sonradan Bandler ne zaman ellerini
çırpsa aynısı oldu; adamın bir parçası
uyanıyor ve 'Sen İsa değilsin, sen
kendinsin' diyordu. Sonunda olumlu,
pozitif parçası o kadar güçlü bir hal
aldı ki negatif parça kayboldu. Ve
adamın iyileştiği bildirildi.
1982'de Bandler ve Grinder(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
Anthony Robbins isminde yirmi üç
yaşında bir genç tanıdılar. Genç önceden
her türlü satış kursuna katılmıştı,
fakat hep sonunda çıkmaz sokakta
olduğunu hissediyordu. Arkadaşı Richard
Green onun dikkatini bu yeni NLP(
Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması) bilimine çekti.
Başlangıçta, hipnoz terapisinin bu satış
işine nasıl uyacağını anlamadığından bu
onun dikkatini çekmedi. Ne var ki tüm
parasını kaybetti ve kendini içinde
bulduğu bu uçurumdan çıkmasına yardım
edecek her fırsatı yakalamaya
hazırlandı. Creen onu Grinder'in (NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
konusunda yaptığı konuşmalardan birine
katılmaya ikna etti. Duyduklarından
büyülendi ve hemen (NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))'nin
fikirlerini iş hayatında insanları ikna
etmesine yarayacak bir çare haline
getirdi.
Satıcıyla olası alıcılar arasında yer
alan mübadele için yeni fırsatlar gördü.
İyileştirme yöntemi bir satış yöntemine
dönüşmüştü. Hasta müşteri olmuştu.
Kendi yeteneklerine ve ürününe inanan ve
samimi bir ilişki yaratabilen bir satıcı
her zaman başarılı olur. Müşterisini
'izleyebilir’ ve onu olumlu bir ruh
haline sokabilirdi, bundan sonra ürün
dayanılmaz duruma gelir ve hemen anlaşma
yapılırdı. Robbins Grinder(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
in çömezi oldu ve sonunda bu fikirler
sıradan insanların, satıcıların ve
müşterilerin anlayabileceği ve
uygulayabileceği hale gelecek şekilde bu
teoriyi basit hale getirdi. İnsanlarla
samimi ilişki kurmanın bir eşitlik
yaratma tekniğinden, karşılığında güven
veren bir duygudan başka bir şey
olmadığını anladı. Eğer doğru
uygulanırsa, izleme ve sonra da başı
çekme çok kolaydır. Bunun aynısı(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
içgüdüsel olarak birbirlerinden
hoşlanan insanlar arasında da
gerçekleşir.
O günlük hayatımızda aynı tekniği
anlamadan arkadaşlarımıza da
uyguladığımızı açıklıyordu. Bunun
farkına varmak bize bunu en iyi hale
getirme fırsatı verir. 1984'de Robbins(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
kendi enstitüsünü kurdu ve ev
kadınları, öğretmenler, iş adamları,
çiftçiler vs. için
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
uygulamaları geliştirmeye başladı. Onun
düsturu herkesin belli bir zamanda
kendini bir 'satış ilişkisi’, içinde
bulduğuydu. Karınızı, arkadaşınızı,
ortağınızı sizin onlar için en iyisini
istediğinize, sizin eylem çizginizin
onlarınkini gölgede bıraktığına ikna
edebilmenizden önce bir düşünceyi
kendinize satmalısınız. Seminerlerde ve
orada sorulan sorularla
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
hakkındaki görüşünü geliştirdi.
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)'nin
etkisini kuşkunun duyulmayacak biçimde
ispatlayacak bir şey ortaya çıkartmak
istiyordu.
Ateş üstünde yürümek uygun bir mecaz
gibi görünüyordu. Çıplak ayakla bir
kızgın kömür yatağının üstünde yürümek.
Bunun, kişinin tam olarak gösterildiği
şekilde yapması koşuluyla, mümkün olduğu
görüldü. Eğer bir başkası bunu
yapabiliyorsa siz de yapabilirsiniz.
Zorluk ateş
korkunuzu yenmekte yatıyor. Bu
Robbins'in(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
çok insanın bu teoriyi anlayacağını,
fakat gerçekten eyleme geçmeye hazır
olanların başarılı olacağını kavramasını
sağladı. Eyleme geçerek içinizde başarı
durumunu yakalayabilecek olan bir
parçanızı uyandırırsınız. Başarılı bir
insanı 'model alma' ve ardından
öğrendiklerinize dayanarak eylemek geçme
hemen istenilen sonuçları verir. Bu
şekilde yaşamınızın niteliği hızla
düzelebilir. Bilimin fildişi kulesine
kapatılmış olan teorileri kamuoyuna
aktarmak Robbins'in hüneriydi.
Ateş-yürüyüşü hem herkes tarafından
tanındı hem de pek çok eleştiri aldı.
Şatafatlı bir gösteriye dönüştürüldüğü
için
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)'nin
saflığının bozulduğu söylendi. Fakat
NLP'yi anlaşılır ve cazip kılan ilk
oydu. Onun yolunun büyük bir görsel ve
işitsel cazibesi vardı. Her zaman
eleştirileri duymazdan geldi. Yaptığının
doğru olduğuna ve bunun aksi halde asla
ulaşamayacağı milyonlarca insan için
çalışmanın tek yolu olduğuna tamamıyla
inanarak devam etti. Şimdi insanlara
kişisel hayatlarını daha iyi bir hale
getirebilecekleri değerli bir araç
sunabiliyordu. En iyisi için edimde
bulunduğundan tümüyle emindi. Robbins
Araştırma Enstitüsü’nün(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
ana hedefi en kısa sürede mümkün
olduğunca çok kişiye
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
'yi öğretmektir, insanlar o zaman
kişiliklerini daha yüksek bir seviyeye
çıkartmak için bu stratejiyi
kullanabilirler.
Robbins (NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
aynı zamanda nörolojinin iki prensibe
dayandığı teorisini ortaya attı. Bizi
yönlendiren ve motive eden iki temel
yapı bulunduğunu söyledi. Bizler şöyle
motive oluruz:
1. Zevke doğru.
2. Acıdan uzağa.
Hayat boyunca bu iki rota arasıda
amaçlarımıza, ulaşmak için stratejiler
geliştiririz. 1987' de
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
enstitüsünün adım Sinirsel Kod Sistemi
şeklinde değiştirdi. Bunu yapmasının
nedeni herkesin çevresi ve en erken
yaşlarından gelen deneyimleri tarafından
programlandığına inanmasıdır. Bu safhada
sinirsel kodlar beynimize tespitlenir.
Bunlar daha hayat yolumuzun
başlangıcında önceden varsayılan şeyler
-ya bize öğretilen ya da yavaş yavaş
kaptığımız şeyler- oluşturur. Bu şekilde
önceden varsayma olumlu ve olumsuz
kanaatten farklı bir şey değildir. Bu
kodlar davranışlarımızı belirler. Bir
kez sabitlenince bunları değiştirmek son
derece zordur. Bu ancak çok sistematik
bir şekilde yapılabilir. Robbins(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bu amaca uygun sistemi geliştirdi,
Daha sonra yaşantımızın akışının
odaklandığımız şeyden kuvvetle
etkilendiği sonucuna ulaştı. Odaklanma
şeklimiz acıdan uzaklaşmak ya da zevke
yönelmek için hangi yolu tutacağımızı
belirler. Yönü biz kendimiz ayarlarız,
yani eğer bunu yapabilirsek. Zihinsel
görüş alanımız kendimize sorduğumuz
sorularla belirlenir. Bunlar olumlu ya
da olumsuz içerikli sorulardır.
Sonra yine enstitünün(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
ismini daha uygun bir şekilde
değiştirdi. Bu kez ismi Sinirsel
Çağrışım Şartlanması oldu, bu farklı bir
davranış ortaya çıkartmak için kendimizi
şartlandırmak yolunda hepimizin özgür
seçeneği olduğu anlamına geliyor. Başka
bir deyişle: kafanızın içinde neler olup
biteceğine karar vermek size kalmıştır.
Çağrışımlar(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
yani davranışla önceden varsayılan
şeyler arasındaki bağlar sizin
tarafınızdan yönlendirilebilir.
Burada
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)'nin
sürekli bir gelişme ve ilerleme olduğunu
görüyoruz ve benim için olması gereken
de budur. Ben bu konuyu kamuoyuna
götürmeye çalışıyorum.
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)'nin
değeri hepimiz için çok büyüktür. Eğer
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
nin beynin işlevi için bir tür el kitabı
olduğuna kani olursak, pozitif
sonuçların otomatik olarak elde
edileceği amaç-merkezli edime
geçebiliriz.
Herkes bunlara hakim olabilir. Kimsenin
geri kalması gerekmez.
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
sihirli bir formül değildir. O
istediğinizi elde edebileceğiniz ve
istediğiniz yere ulaşabileceğiniz bir
yoldur. Fakat parmaklarınızı şıklatıp
her şeyin aniden olacağını düşünmek
değildir bu. Kuvvetli bir irade
göstermelisiniz. Fakat disiplinin
gramla, pişmanlığınsa tonla ölçüldüğünü
unutmayın. Çabalarınızın büyüklüğünün
eğer düşlerinizi gerçekleştiremezseniz
yaşayacağınız pişmanlık ve hüsranla hiç
bağlantısı yoktur.
NLP (Neuro Lingustic Programming-Sinir
Dili Programlaması)
sizin itici gücünüz olmalıdır. O
kendinizi motive etmenin ve böylelikle
yeni ve doğru bir yön ve yeni vizyonlar
seçmenin tek yoludur.
Negatif stratejileri yıkıp yeni
fırsatlar yaratmak kesinlikle
uygulanabilir. NLP(
Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması)'nin yardımıyla bu çürümüş
düşünce tarzından (ve hatta düşünce
eksikliğinizden) kurtulabilir ve her
şeyi sizin lehinize çevirecek yeni
yöntemlerin arayışına başlayabilirsiniz.
Esnek bir zihin kazanacak ve kendi ruh
halinizin patronu olacaksınız.
Şu andan itibaren mükemmellik
yolundasınız. Hayran olduğunuz kişilerin
edimlerini ve düşüncelerini harfi
harfine kopyalayarak çok daha kısa
sürede onlar kadar ilerleyeceksiniz.
Aynı seviyeye ulaşacaksınız
Bu alanda üç noktanın hayati önemi
vardır:
İlki sistemli bir şekilde kendini ikna
etmektir. Yaptıklarınız ya da
yapmadıklarınız(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
bunu yapabileceğinize inanıp
inanmadığınız olgusuyla belirlenir. Eğer
içsel egonuza belli şeyleri yapmanın
mümkün olmadığını söylerseniz, bunları
gerçekleştirmek mümkün olmayacaktır,
bunun tersi de doğrudur. Bunun için
kendinize tersini söyleyin ('Bunu
istiyorum, öyleyse yapabilirim'). Yeni
kapıları açabilecek yol tam olarak
budur. Eğer sizin istediğiniz şeyi elde
etme yolunda olan birinin kanaatini
görür ve aynı kanaati siz de
benimserseniz başarılı olursunuz, çünkü
şimdi siz de aynı çabayı ve enerjiyi
gösterebilirsiniz.
İkinci önemli nokta sizin ulaşmak
istediğiniz şeye zaten ulaşmış birinin
'zihinsel sentaksidir'. Bu örnek
aldığınız kişinin düşüncelerini sıralama
düzeni anlamına gelir. Örnek aldığınız
başarılı kişiyle aynı düşüncelere sahip
olabilirsiniz, fakat farklı bir düzende,
bu da aynı sonuçlara ulaşmamanızın
sebebini açıklar. Onun kendi düşünce
kalıbı içinde attığı adımların -birer
birer- sırasını bularak siz de onun ayak
izlerini(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
takip edebilir ve aynı noktaya
ulaşabilirsiniz.
Üçüncü nokta bedenin kullanımıdır. Bir
insanın fizyolojisi solumasının,
duruşunun, yüz ifadelerinin, adale
gerginliğinin, zindeliğinin ve
devinimlerinin bileşkesidir. Bunu
kullanma biçiminiz tavırlarınız kadar
ruh halinizi de belirler.
Umutsuzluğa kapılıp vazgeçmeyin.
NLP(
Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması)’de ‘Bunu yapamam' diye
bir şey yoktur. Bütün bu yönleri
seçtiğiniz mükemmel örneklerde
görebilir,'analiz edebilir ve onları
model alabilirsiniz.
'Model almak'(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
zor bir sanat değildir. Doğduğunuz
andan itibaren buna başlarsınız. Bunun
için ingilizce konuşuyorsunuz. Yürüyüş
şeklinizi, araba kullanma şeklinizi
'model aldınız', bunun için modaya uygun
giyiniyor veya kayak yapıyor ya da tenis
oynuyorsunuz. Çevrenize göre 'model
aldınız' ve bunu bilinçli ya da
bilinçsizce yapmaya devam ediyorsunuz.
Eğer bu günden itibaren sizin görüşünüze
göre başarıyı temsil eden kadın ve
erkekler aramaya başlarsanız onlar kadar
ilerlersiniz. Başarmak için ihtiyaç
duyduğunuz irade gücü ve
konsantrasyondur. Okumayı sürdürdükçe
motive olacaksınız. Mutlu ve başarılı(NLP
(Neuro Lingustic Programming-Sinir Dili
Programlaması))
olmak için ihtiyacınız olan her şeyin
zaten içinizde olduğunu keşfedeceksiniz.
Fakat bunların tam olarak farkında
olmayabilirsiniz.
Kudretiniz ve gücünüz açığa vurulmak
üzere. Bu fırsatları değerlendirin. Tam
önünüzde duruyor, sadece eğilip onu
almanız gerek.
|