|
Antrenmanların her dakikasından nefret
ediyordum. Fakat kendi kendime,
“Vazgeçme!”
dedim. ‘şimdi sıkıntı çek ve hayatının
geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa’
Muhammed Ali
Yürümeyi öğrenen bir küçük
çocuğu düşünün. Yapılan araştırmalara
göre ortalama olarak, yürümeyi
öğreninceye kadar en az 260 kez düşer.
Ona birileri vazgeçmemen gerekiyor;
çünkü vazgeçtiğin zaman yalnızca
yürüyememekle kalmayacaksın, aynı
zamanda başarısız olacaksın demiş. Küçük
çocuk da sonuna kadar gelip yürümeyi
başarmış. Hepimiz bu süreçten geçtik;
ama vazgeçmeden istenilen sonuç… Çocuk
ne kadar düşerse düşsün,
yürüyebileceğine inandığınız sürece
başarısızlık duygusuna kapılmadınız.
Başka bir konu da 260 kez başarısız
olsanız büyük ihtimalle sonunda
kendinizi aptal sanmaya başlayacak
olmanızdır.
O dönemde o kadar başarısız
olmanızı başarısızlık olarak
nitelendirmediniz sonrasında kendinize
olan güveniniz sarsılmadı, hayal
kırıklığı yaşamadınız değil mi? O yaşta
olmanıza ve yeteri kadar güçlü
olmamanıza rağmen istenilen sonuca
ulaştınız. Şimdi ise daha güçsüz gibi
davranıyorsunuz. Hedeflerinize giderken
bir ufak bir engelle karşılaştığınızda
başarısız olduğunuzu düşünüyor, mücadele
etmekten vazgeçiyoruz. Bu davranışı o
yaşta bilinçsizce yapıyorsak şimdi neden
yapmıyoruz?
Hedeflerinize giderken bir
engelle karşılaştığınızda başarısız
olduğunu düşünmeyip bilinçli bir şekilde
başarısızlıklarımızdan ders aldığımızda
başarıya kesin ulaşma ihtimalimizi
artırmış oluruz.
Başarılı kişiler hedeflerinin
uğruna tüm engellere ve hayal
kırıklığına rağmen hedefine vazgeçmeden
ulaşmak için bütün engelleri aşmıştır.
Charles Goodyear aşırı
sıcaklığa karşı hava geçirmeyen lastik
üretmek onun en büyük hayaliydi. Bu
hayali için kendisini adadı. Lastikler
kükürtle sertleştirilmeden önce yazın,
yumuşak ve yapışkan, kışınsa, sert ve
kolay çizilir oluyordu. Bunun çözümünü
bulmalıydı. Bu konuda herhangi bir
bilimsel eğitimini almamış olmasına ve
lastikle karıştırdığı kimyasalların
özelliklerini bilmemesine rağmen
Goodyear çok deney yaptı. Her deneyde
olabilecek engeller ve başarısızlıklar
ile karşılaştı. Hayaline ulaşmak
üzereyken çok acı hayal kırıklıkları da
yaşadı. Tüm bunlara rağmen yıkılmadı ve
vazgeçmedi. Kendisini sadece bu konuya
adaması ve her şeyini bunun için
harcaması sonrasında borçları çok fazla
olmuş ve borçları yüzünden çok kere
hapse girmişti. Ailesi zengin değildi ve
onlar da zor günler yaşıyordu.
Çevresindeki arkadaşlarının alay konusu
olmasına ve eşinin bu hayaline devam
etmesi halinde onu terk etmekle tehdit
etmesine rağmen Goodyear vazgeçmedi. Her
türlü zorlukla mücadele etti ve sadece
hayaline nasıl ulaşabilir onun çözümünü
aradı ve vazgeçmeden sonuna kadar devam
etti.
Goodyear, bir parça lastiği
kükürtle yoğururken karısının geldiğini
gördü. Yakalanacağını anlayınca
elindekini ocağa düşürdü. Sonra
döndüğünde hatırı sayılır bir değişim
olduğunu gördü. Lastik ateşten ve
kükürtten kömürleşmiş, sıcak ve soğukla
karşılaştığı halde elastikiyetini
kaybetmemişti. Goodyear'ın
hayaline ulaşma hırsı sonunda sonuç
vermiş ve hayal ettiği o başarıyı o da
en sonunda yakalamıştı
Her başarılı kişi bu hayaline giderken
karşılaştıkları ister büyük ister küçük
olsun güdümlü bir füze misali hedefine
kilitleniyor ve onu hiçbir şey
engelliyemiyor. Sonunda da istediği
sonucu alıyor.
Güzel bir örnek de sizler için, kahve
kralının hikâyesi;
Jacobs bakkal Çıraklık ile başladı
hayalinin ilk adımını 28 yaşında kendi
biriktirdiği paralar ile bağımsız işini
kurarak gerçekleştirdi. Kahve, çay,
kakao, çikolata ve bisküvi satışı yapan
küçük bir dükkân açtı; ama elinde
yeterli parası olmadığından ucuz bir
dükkân bulmuştu. Bu dükkânın da yeri iyi
değildi. Bu dükkân yüzünden işinde çok
kötü günler geçirdi. İflasla yüz yüze
geldi; ama hayalleri ve hedefleri için
hiç olumsuzluğa kapılmamıştı. Bir
yerlerden bir miktar borç para bularak
dükkânı daha işlek bir yere taşıdı. Kısa
süre sonra işleri istediği düzeye doğru
gitmeye başlamıştı.
Hedeflerine ve hayallerine emin
adımla giderken Birinci Dünya Savaşı
sırasında kısa süreli bir hayal
kırıklığına uğradı. Devlet savaş
ekonomisi sebebiyle elindeki bütün kahve
stoklarına el koymaya karar verdi ve
Jacobs 1916’da iflas etti. Tekrar
hayallerinin en başındaydı, hiçbir şey
yapmamış gibi...
Jacobs hedefler ve hayallerinden
vazgeçmeden kendini toparlamanın
çözümünü arıyordu. İşini toparlamak için
kısa süre de olsa farklı işlerle
uğraştı. Kendisini kısa sürede
toparladı.
Jacobs bu sefer İkinci Dünya
Savaşı’ nın çıkmasıyla tıpkı Birinci
Dünya Savaşındaki gibi sorunlar ile
karşı karşıya kaldı. Devlet yine savaş
ekonomisi nedeniyle her şeyine el koydu
ve Jacobs tekrar iflas etti.
Savaş sonrasında işleri tekrar
iyi gitti ve bir şirket kurdu,
şirketinin ismi “ Jacobs Kâffe” idi.
Jacobs iki dünya savaşı yüzünden
iki kez sıfırdan başlamak zorunda
kaldığı halde, küçük bir kahve dükkânı
ile işe başlayıp dünya çapında tanınan
bir kahve kralı oldu. Hayalleri için
vazgeçmeden mücadele eden Jacobs
hayallerine ulaştı.
Bütün başarılı kişiler
hayatlarında çok fazla başarısızlıkla
mücadele etmiş ve vazgeçmemişlerdir.
Mücadele insanları güçlendirir,
tökezleten bir engel değildir! Her
mücadele, eşdeğerli veya daha da yüksek
bir kazancın tohumudur. Çok az yol,
geçici başarısızlık ve yılgınlık
dönemleri olmaksızın dosdoğru başarıya
gider. Yine de kişi özgüvene sahipse,
sizi yere serecek bir şey yoktur. Nakavt
olabilirsiniz; ama hemen ayağa
kalkarsınız. Engebeli yollarda
dolanabilirsiniz; ancak anayolu her
zaman bulursunuz. Vazgeçmeden
ilerlersiniz...
BU YAZI “NLP
COŞKULU YAŞAM” CEMAL KONDU ARESKİTAP
2005 ALINTIDIR
|