| |
1970'li yıllarda, Santa Cruz'daki
Kaliforniya Universitesinde, dilbilim
konusunda Asistan olan John Grinder ile
aynı üniversitede psikoloji okuyan
Richard Bandler'in tanışmalarıyla NLP
Serüveni başlamış oldu. Bandler, Geştalt
Terapisiyle çok ilgiliydi, ayrıca
matematik ve bilgisayar dersleri de
alıyordu. Dönemin önde gelen
psikiyatristlerini araştırıyordu.
Arkadaşı Bob Spitzer'in yayınevi
'Selence and Behaviour Books' için ünlü
aile terapisti Virginia Satir'in
konferans kayıtlarının yazıya
dökülmesiyle uğraşırken, Satir'in
uygulamalarında "belirli kalıpların"
bulunduğunu keşfetti. Satir'in kendisi
bile bunları bilmiyordu. Bandler'in bu
çalışması NLP'deki "Modelleme"nin
başlangıcı oldu. Bu dönemde Grinder ile
tanıştılar.
1960'larda Grinder, Avrupa'da ABD Ordusu
Özel Kuvvetler Birimi için çalışırken,
bir Dilbilimci olarak "Dil
asimilasyonu", "Kültürel davranışlar" ve
"Dilde aksan kazanımı" gibi konularda
ustalaşmıştı. Antropoloji ve psikolojiye
ilgi duyuyordu. Düşüncelerin ve
davranışların "gizli gramatik yapılarım"
keşfetmeye çalışıyordu.
Bob Spitzer'in Santa Cruz yakınlarında
bir malikanesi vardı ve sık sık dostları
oraya gelip kalırlardı. 1972 yılında
Gregory Bateson orada kaldığı dönemde,
Bandler aynı yere gidip Bateson
yanındaki odada kalmaya başladı. Salı
akşamları Geştalt terapisi üzerine
öğrencilere ve semt sakinlerine gecesi
beş dolara dersler veriyor, uygulamalar
yapıyordu. Grinder ile tekrar temas
kurarak Geştalt çalışmalarına
katılmasını teklif etti. Bandler,
Grinder'e Geştalt Terapinin nasıl
uygulandığım öğretti. Grinder de ona
kendi bildiklerini öğretti. Pazar gecesi
grup çalışmalarım Grinder yönetiyor ve
bu çalışmalarda Bandler'i modelliyordu.
Her şeyi çok çabuk öğrenmişti. îki ayda
Bandler'in kalıplarını ve performansını
uygulayabilir hale gelmişti. Sonra
'Hızlandırılmış Mucize' adım verdiği
Perşembe gecesi toplantılarına başladı.
Bandler, Geştalt Terapisinin kurucusu
olan Fritz Peris'i "modellemişti" ve ona
yakın "sonuçlar" alıyordu. Onun gibi
"çember sakal" bırakmıştı ve Almanca
öğrenerek îngilizceyi Alman aksanıyla
konuşmaya başlamıştı. Grinder de
Perşembe akşamları Perls'in "sözlü ve
sözsüz dil kalıpları" üzerine dersler
veriyordu.
Bandler ve Grinder bu dönemde bir araya
gelerek, Peris'i diğerlerinden ayıran
davranışların sistematik bir
incelemesini yaptılar Bu bir modelleme
uygulaması oldu. Bandler, bu dönemde,
sıradışı aile terapisti Virginia
Satir'in Kanada'da düzenlediği bir aylık
eğitim (training) programına katılıp
çalışmaları gözlemleme ve kasete alma
işi aldı. Tüm çalışmaları küçük kayıt
odasından izledi. Bir kulağıyla içeride
olup bitenleri dinlerken, öteki
kulağıyla Pink Floyd dinliyordu. Bu
şekilde geçen haftalardan sonra Bandler,
Satir'in terapi sırasındaki
uygulamalarını ve davranışlarım dünyada
en fazla bilen kişi oldu.
Perls'in ve Satir'in ardından dünyaca
ünlü hipnoterapist Milton Erickson'un
modellenmesine başlandı. Bandler ve
Grinder'in yeni bir terapi okulu kurmak
gibi bir amaçları yoktu. Sadece bu üç
başarılı ve birbirinden çok farklı
terapistin kalıpları ortaya çıkarmak ve
bunları başkalarına aktarmak
istiyorlardı. Kalıpları çıkardılar,
saflaştırdılar ve "etkin iletişim",
"kişisel değişim” "hızlandırılmış
öğrenme" ve "daha zevkli bir yaşam" için
kullanılabilir hale getirdiler. Bu
keşiflerim 1975 ile 1977 yılları
arasında yayımlanan dört kitapta
topladılar. "Büyünün Yapısı 1 ve 2" ile
"Kalıplar l ve 2". Bu iki kitap
Erickson'un hipnoterapi çalışmalarıyla
ilgiliydi. NLP edebiyatı böyle gelişti.
Bu dönemde Bandler ve Grinder, iletişim
ve sistemler kuramıyla ilgili yazılar
yazan ingiliz Antropolog Gregory
Bateson'a çok yakın bir yerde
oturuyorlardı. Bateson biyoloji,
sibernetik, antropoloji ve psikoterapi
gibi birbirinden farklı alanlarla
ilgilenen biriydi. Onun NLP'ye katılması
çok etkileyici oldu.
Değişim dili olarak adlandırılabilecek
meta-model çalışmalarından sonra
'Davranışların Değişimi'nin sırlarım
araştırdılar. Sorunlu insanları
incelediler. Fobileri olan insanların
korktukları şeyin başlarına geldiğini,
fark ettiler. Fobilerinden kurtulmuş
insanların ise, korktukları olayın bir
başkasının basma geldiğini düşünerek
bunu başardıklarını gördüler. Bu
çağrışım ve çağrışımın
yönlendirilmesiyle ilgili bir konuydu.
Bu keşf, onların, fobileri olan kişileri
iyileştirebilmelerini sağladı.
"Düşüncelerin farklı olması, aynı olay,
dolayısıyla yaşanan deneyimlerin farklı
olmasına yol açıyordu."
Sonra "neyi değiştireceklerini"
sorguladılar. Örnek olarak, hipnoz
dünyasında harikalar yaratan Doktor
Milton Erickson'u seçtiler. 1901 doğumlu
olan Dr. Erickson, on sekiz yaşındayken
bir felç geçirmiş ve bir yıl boyunca
çelik bir ciğere bağlanarak yaşamıştı.
Görüyor, duyuyor, düşünebiliyor fakat
hareket edemiyordu Vakit geçirmek için
insanların "sözlü ve sözsüz
davranışlarını" gözlemlemeye başladı.
Özellikle "söylenen" ile "söylenmeyen,
ima edilen" arasındaki farkları
inceliyordu. Bebekleri gözlemleyerek
yeniden yürümeyi öğrendi. Bu gözlemleri,
bilgileri ve deneyimleri onu dünyanın en
başarılı terapisti yapacaktı. Dr.
Erickson 1980 yılında öldü.
1975 yılında Bateson'un referansıyla
Bandler, Dr. Erickson ile bağlantı
kurdu. Aynı yıl Grinder ile birlikte,
Erickson'un dil kalıplarıyla ilgili
kitaplarının birinci cildini yazdılar.
1976 yılında Bandler ve Grinder, Santa
Cruz'da bir dağ evine çekildiler.
Yarattıkları sisteme bir ad bulmaya
çalıştılar. Otuz altı saat sonra
aradıkları adı buldular: Neuro-Linguistic
Programming. Bu isim Sinir Sisteminin
Sözcüklerle Programlanması anlamına
geliyordu. Neuro sözcüğü bütün
davranışlarımızın; görme, işitme,
koklama, tatma, dokunma ve hissetme gibi
nörolojik süreçlerimiz tarafından
belirlenmesini gösteriyordu. Linguistic
sözcüğü düşünce ve davranışlarımızın ve
başkalarıyla iletişimimizin temelinde
dili kullandığımızı gösteriyordu.
Programming sözcüğü ise fikirlerimizi ve
aksiyonlarımızı seçerek, bazı sonuçları
belirleyebileceğimizi gösteriyordu.
1977 yılında Erickson'un dil
kalıplarıyla ilgili kitabinin ikinci
cildi yazıldı.
1979 yılında, NLP'nin bestseller olan ve
bir milyonun üzerinde satan kitabı, "Frogs
into Princess" yayımlandı.
1980 yılında "Reframing" (Yeniden
Tasarımlamak) ve "Transformations"
(Dönüşümler) adlı kitaplar yayımlandı.
Bunlar NLP'ye olan ilgiyi daha da
arttırdı.
1981 yılında "NLP Volume l" adlı kitabın
yazılmasından sonra Bandler ile
Grinder'in yolları ayrıldı. Bandler
"Meta Model" ye Milton Erickson'un
Yolundan giderek bireylere NLP öğretti.
Grinder ise, Carlos Castenada ve Gregory
Bateson'un yolundan giderek antropoloji
ve epistemoloji üzerinde çalıştı. Bir
süre Afrika yerlileriyle yaşadı, büyük
dağcıları modelledi, iş dünyasında
eğitim verdi.
NLP'yi ilk benimseyenler, daha sonra
Bandler ile evlenen psikiyatrist Leslie
Cameson ve Grinder ile evlenen Judith
Lozier oldu. Sonra bu takıma Robert
Dilts ve Steve Andreas da katıldı.
1986 yılında Anthony Robbins, 'Sınırsız
Güç' adlı kitabım yayımlayarak NLP'yi
popülerize etti.
1997 yılında Bandler-Grinder dostluğu
sona erdi. Birisinin "NLP hipnozdur!"
dediği yerde, diğeri "NLP hipnoz
değildir!" diyordu. Bandler, NLP isim
hakkı ve on sekiz milyon dolar tazminat
isteğiyle dava açtı. Dava
sonuçlandığında on sekiz milyon doları
alamamıştı, ama NLP'nin isim hakkı artık
onundu.
Bugün ABD'de yüzün üzerinde NLP
Enstitüsü ve iki tane NLP üniversitesi
vardır. Avrupa ülkelerindeki NLP
Enstitülerinin sayısı ellinin
üzerindedir.
(Kaynaklar: Joseph O'Connor-John)
|
|