• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

HEDEF BELİRLERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

HEDEF BELİRLERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Kişisel Gelişim
Share on Tumblr

Belirleyeceğiniz hedefin sizi yansıtması ve size uygun olması gerekir. Rasgele bir hedef tespiti yapılmamalıdır.

i) Kişilik Yapınıza Uygun Hedef Belirleyin
İnsan öznel bir nitelik taşır. Dünyada altı küsur milyar farklı fıtratta insan yaşamaktadır. Her ne kadar halk arasında insan çift yaratılmış ifadesi kullanılsa da bunun doğruluğu söz konusu değildir. Kişinin doğuştan getirdiği mizacıyla birlikte sonradan toplumda kazandığı karakterinin toplamı kişiliği oluşturur. Bireylerin duygulan, düşünceleri, algılan, öğrenme biçimi, olaylara bakış tarzı, yeteneği, iş yapabilme kabiliyeti, birbirinden farklılık gösterir.

Hedef belirlerken kendinizi çok iyi tanımalısınız. Kişiliğinize uygun olmayan bir hedefi gerçekleştirmeniz zordur. Yapılan bir araştırmaya göre üniversite mezunlarının %82'sinin mesleğini severek yapmadığı ortaya çıkmıştır. Üniversiteyi kazanan öğrencilerin büyük bir kısmının kazandıkları bölümleri sevmedikleri ve ilk fırsatta bu bölümleri değiştirmeyi düşündüklerini söylemektedirler.

 Üniversiteyi bitiren öğrencilerin bir kısmının kendi alanlarının dışına yöneldiği görülmektedir. Böyle bir durumda ne kadar başarılı olunur, başarılı olunsa da bu basan kişiyi ne kadar mutlu eder? Yetenek, değer ve inançlarınızı net tespit eder ve ona göre amaçlarınızı gerçekleştirseniz mutlu olursunuz. Öyleyse öncelikli olarak değerlerinizi açığa çıkarın. Sizin için değerli olan nedir? İnançlarınız nelerdir? Hedefi bu eksende oluşturmalısınız. Bunun yanında yetenek ve kabiliyetleriniz nelerdir? Güçlü yanlarınız hangileridir?

 Potansiyelinizin farkına varmadan, kapasitenizi bilmeden, sizin için neyin önemli olduğu sorusuna cevap vermeden ve ilgilerinizin ne olduğunun bilincinden olmadan, gelecek planlaması yapmayın. Hedefsizinle örtüşmelidir. Kişiliğinizle paralellik göstermelidir.
Ülkemizde aileler çocuklan için hedef belirlemede etkin rol oynamaktadırlar. Aileler çocuğun kişiliğinden ziyade, şartlara ve ortama göre bir gelecek planlaması yaparlar. Bu durumda çocuk ailesinin kendisine belirlediği bu hedefi gerçekleştirmek için motive olamaz. Bütün aile oradaydı. Çocuk 4 yaşında olmanın tüm sevimliliği ile gülücükler dağıtıyor, elden ele dolaşıyordu. Ortaya oyuncak bir gemi, bir miktar para, bir de kalem konuldu. Dede hemen atıldı: "Benim evladım gemiyi alıp amiral olacak." Nine, bir yandan romatizmalı dizlerim ovalarken bir yandan da söylendi: "Doktor olsa güzel olmaz mıydı yani?" Baba, ninenin sözüne gülüp, "Boş ver doktorluğu anne, şimdi para bankacılıkta." dedi. Anne, "Benim oğlum çok zengin olmasın, iyi bir şair olsun yeter." diye fikrini belirtti. Çocuk gemiye, paraya, kaleme bakın. Haliyle bir çocuğun ilgisini çekecek olan şeyi, oyuncak gemiyi aldı. Dede çok sevinmişti: "Demedim mi ben size benim oğlum amiral olacak diye!" Yıllar geçti. Küçük yumurcak dedesinin istediği gibi bir amiral olmadı; ninesinin istediği gibi bir doktor, babasının istediği gibi bir bankacı ve annesinin istediği gibi bir şair de olmadı. Doğrusu hiçbiri çocuklarının iyi bir şarkıcı olacağını tahmin edememişti!
Kabiliyet ve kişiliğe uygun hedef tespitinde bulunanlar basan merdivenlerinden kısa sürede tırmanırlar. Değer ve inançlara uygun hareket eder ve hedef-değer çatışması yaşamazlar. Hedefi on ikiden vurmak ve mutlu olmak istiyorsanız kişiliğinize uygun hedef seçimi yapın.
Yavru deve annesine sormuş: "Anne, bizim niye hörgücümüz var?" Anne cevap vermiş: "Çöl sıcağında susuzluğa dayanalım diye yavrum!" "Peki, bizim toynaklarımız niye bu kadar geniş?" "Çölde ayaklarımız kuma batmasın diye." "Bizim boynumuz niye bu kadar uzun?" "Çölde uzaktan gelen tehlikeleri görelim diye." "Peki, anne Allah aşkına bizim hayvanat bahçesinde ne işimiz var?"
2) Hedef Gerçekçi Olmalıdır
Erişmek istedikleri bir hedefi olmayalar, çalışmaktan zevk almazlar. Realist hedefler ona ulaşabilme ümidi ve inancı oluşturur. Öğrencilerin belirledikleri hedefinin peşinde gitmeme nedenlerinden biri de, o hedefe ulaşabilme inancının olmamasıdır. Kişi hedefini belirlerken kendisiyle ve hedefiyle ilgili pek gerçekçi davranmadığını gösterir. Durumunuzu, bilgi birikiminizi, kaynaklarınızı, yeteneklerinizi bilin. Bunların farkında olarak hedef belirleyin. Mevcut durumunuz ve gelecekte olmasını istediğiniz durumunuz arasında bir denge kurun. Mevcut halinizle ve şartlarınızı daha da iyileştirerek gelecekte neyi başarabilirsiniz.
Bir grup tırtılın önüne elektronik bir tırtıl ve ortaya da sevdikleri yemden koyarlar. Elektronik tırtıl tabağın etrafında dolaşmaya başlar ve diğer tüm tırtıllar onun arkasından dolaşır. Saatler sonra hemen yanı başlarındaki yiyecekleri göremeyen tırtılların hepsi açlıktan ölür.
Kısa ve uzun vadede neler olmasını istiyorsanız bunları görerek tasarlayın. Öncelikli olarak yapabileceğiniz ve gerçekleştirebileceğinizden hareketle uzun vadede olmasını arzu ettiğiniz durumu başarmaya gayret edin. Zaman sürecinde mevcut durumunuzu irdeleyerekten hedefi realize edin. Belirlediğiniz hedefe ne kadar yaklaşmışsınız, hedefle sizin aranızdaki mesafe nedir, ilerlemedeki durumunuz nedir, bunları sorgulayın.
Sizin hedefiniz ne kadar gerçekçi, hiç düşündünüz mü? Potansiyelinizle belirlediğiniz hedef arasında bir uçurum var mı? Realist davranabilirseniz, planlarınızı uygulayabilme gücünü ve azmini kendinizde bulacaksınız. Bir öğrenci kazanması mümkün olmayan bir bölüm için gayret eder mi? O zaman yapabileceğiniz, başarma ihtimali daha yüksek olan bir hedef belirlemektir.
Mevcut Durumunuz
İstenen Durum
Yetenek... Bilgi Birikimi... Şartlar...   
Değer Yargılan ve İnançlar...   
Eylem Planı
Hangi İl... Hangi Okul... Hangi Bölüm..
Temel'e karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre, ardında dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Temel'i çağırmış:
- Hayırdır evladım, iyi çalışıyordun. N'oldu?
- Ben yine iyi çalışıyorum.
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- Eee haliyle! İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya başladı!
3) Hedefinizi Kesin ve Net Şekilde Belirleyin
Yapacağın ilk şeyi kafanda net olarak görmelisin.
Alex Morrison
Araştırmalar, öğrencilerin büyük bir çoğunluğun herhangi bir hedefinin olmadığını ve hedeflerini kesinleştirmediğini bir kısım öğrencilerin ise sadece hedefi olsun mantığıyla hedef oluşturduğunu, bir kısmının ise kendisini tanımadan hedef tespitinde bulunduğunu ortaya koymuştur. Hedef kesin ve net değilse niçin çalışacak ve neye göre plan yapacaksınız? Belirginleşen hedefler, beynin o istikamette çalışmasını sağlar.
4 Temmuz 1952 günü 34 yaşında bir kadın, Pasifik Okyanusu'na dalarak Catalina adasından 21 mil batısında olan Kaliforniya'ya doğru yüzmeye başladı. Başarılı olursa bunu ilk yapan kadın olacaktı. Adı Florence Ghadwick olan bu yüzücü, Manş Denizini iki yönden geçen ilk kadındı. O sabah su, vücudu uyuşturacak kadar soğuktu ve sis o kadar yoğundu ki beraberindeki tekneleri zorla seçebiliyordu. Dondurucu soğuğa ve köpek balığına aldırış etmeden on beş saat yüzdü. Karaya çok yaklaştığını ve devam etmesini etrafındakiler söyledilerse de o kendisini sudan çıkarmalarını istedi. Kaliforniya kıyısına yarım mil kala sudan çıkışının nedenini şöyle açıklıyordu: "Karayı görebilseydim, başarırdım."
Başarılı olmak istiyorsanız hedefinizi netleştirin. Dikkatinizi ona yoğunlaştırın. Zihninizde hedefinizle ilgili net bir resim görürseniz ona doğru daha hızlı yol alırsınız. Onu elde etmek için gayretiniz artar. Zihninizdeki renkleri, sesleri, görüntüleri, duygulan net olmayan bir hedefin size cazip gelen bir yönü olmayacaktır. Size itici gelecektir.
Hedefi rüyalarınızda görün. Hedef rüyalarınızı süslemiyorsa bilin ki belirlediğiniz hedef sizin için bir önem arz etmiyor. İbn-i Sina, "Çoğu meselemi rüyalarında hallettim." derken bu gerçeği vurgulamaktadır. Rüyalarınızda endişeleriniz mi, korkularınız mı, yoksa belirlediğiniz hedefleriniz mi var?
Frederick Smith 1944 yılında Misissisipi'de doğmuştur. Erken yaşta babasını kaybetmiş ve kendisi de küçük yaşta bir kemik hastalığına yakalanmıştır. Yale Üniversitesi'ne girdiğinde, öğrencilerden ileride ne yapmak istedikleri konusunda bir ödev hazırlamaları istenmişti. Frederick, Amerika'yı kapsayan bir dağıtım ağı kurmayı tasarladığım yazdı. Bu ödevi gören profesörü ödeve bakarak, "Olanaksız bir şey düşünüyorsun." dedi ve düşük not verdi. Frederick, 1970 yılında iş hayatına atıldı ve işin uzmanlarına Yale Üniversitesi'nde iken sınav kâğıdına yazmış olduğu hayalinden bahsetti. Onun fikrini beğendiler ve hemen uygulamaya koyuldular. Uçak ve kamyonları satın almak için çok para harcandı. Bu işte bu işte çalışan personelin ücreti de yüklü bir meblağ tutuyordu. Fakat Fred, olumlu düşünen, daima "Ben yapabilirim" diyen bir insan olarak birçok kişiyi bu işe para yatırmaya ikna etti.
Fakat 1973'de, ilk uçak sefere çıktığı zaman, ancak on sekiz paket gelmişti. Ayrıca bütün dünyayı sarsan petrol krizi patlak vermiş ve taşıma ücretleri çok yükselmişti. İşler o kadar kötü gidiyordu ki şirket uçaklara yakıt alamıyor, pilotlar uçaklara kendi kredileriyle yakıt alıyorlardı. Bugün şirketin malvarlığı 8 milyar dolara ulaşmış bulunmaktadır. Şirketin seksen beş bin çalışanı bulunuyor ve yılda taşıdığı paket sayısı bir buçuk milyona ulaşmış, dünyanın her tarafına dağıtım ağı kurulmuş durumda. Hedef belirginleşirse daha sistemli çalışırsınız. Hedefinizle duyusal uyum sağlarsınız. Belirlemiş olduğunuz planı yerine getirmeniz kolaylaşır. Beyniniz neye odaklanacağını bilirse, algıda seçicilik oluşur. İlk adımı doğru atmış olursunuz. Zaferler ilk adımın doğru atılmasıyla kazanılır. Hedefi net görmeden atacağınız her atış karavanaya gidecektir. Önce hedef tahtasının içindeki 12'yi görün.
Gireceğiniz sınavın sonunda neyi istiyorsanız onu açık bir şekilde belirleyin. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi veya -SBS'ye hazırlanıyorsanız- İzmir Fen Lisesi gibi... Buralara gitmek için tahmini olarak ne kadar net yapmanız gerektiğini, açıklığa kavuşturmalısınız.
Mısır Hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz Firması:
- Biz iki taraftan da eş zamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında, tam ortada buluşuruz. Tüneller arasından maksimum i metre fark olur. 30 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz, derler.
Amerikan Firması:
- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 50 cm fark olur, der.
Japon firması:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olur.
Sıra bizim Temel'e gelir. Temel:
-Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk, buluştuk; buluşamadık ise iki tüneliniz olur!
4) Hedefi Yazın
Ne olmak istediğinizi, neyi gerçekleştirmek istediğinizi yazın. Yazmayı çok basite alabilirsiniz. Yazılı hale getirsem bana ne fayda sağlayacak diyebilirsiniz. Bazen de ben hedefleri kafama yazdım. Kâğıda yazmanın mantığı yoktur diyebilirsiniz. Hedefler zaten düşüncenizde sürekli olacak, ayrıca bunu yazıya dökün. Bunun için üşenmeyin. Faydasını uzun vadede göreceksiniz. Önemliğimiz şeyleri yazarız. O halde hedefinizin önemli olduğunu gösterin.
Zengin olmayı amaçlayan genç bir üniversite öğrencisi, bu konuda kitap yazmış bir yazara gider ve kendisine zengin olmanın yollarını öğretip öğretemeyeceğini sorar. Yazar bu delikanlıya bunu öğretebileceğini söyler ve ona şu öğütleri verir: "Bir konuda hedefine odaklanırsan, dikkatin o hedefe toplanır ve neticeye gidersin. Hayatını hedef belirlemeden geçirirsen, ömrün kararsızlık ve sıkıntıyla dolu geçer. Çünkü o zaman senin için her şey zaman geçirici ve oyalayıcı olmaktan başka bir anlam ifade etmez. Ayrıca zorluklar karşısında dayanma gücü bulamazsın.
Hedefin yoksa sahip olduğun potansiyelin hiçbir anlamı yoktur. Eğer hayatın efendisi olmak istiyorsan hedeflerinin bir listesini yap, bunları bir kâğıda dök, hatta hayallerinin rengârenk resimlerini çiz."
Delikanlı yazan dikkatlice dinler ve ona şu cevabı verir: "Hocam, bu söyledikleriniz çok güzel ama hedeflerimi kâğıda yazmanın benim için bir anlamı yoktur; benim hedeflerim yıllardır aklımda ve sürekli olarak bunları düşünüyorum." Yazann ısrarlarına rağmen delikanlı hedeflerini yazmaya yanaşmaz. Yazar, "Peki, seni şu yandaki odaya alalım." der
Delikanlı yandaki odaya girer ve kapı arkasında kapanır. Odada bir bilgisayar vardır ve ekranda şöyle bir yazı geçmektedir. "Bu oda 60 saniye sonra infilak edecektir."
Delikanlı bu yazıyı görünce paniğe kapılır ve hemen kapıya yönelir, ancak kapı kapalıdır ve bağırmaya başlar. Sesini kimseye duyuramayınca kapıyı tekmeler. Bu sırada ekranda geri sayım başlamıştır. "59,58,57,56..." Delikanlının paniği iyiden iyiye artar. Kapı açılmayınca pencerelere doğru koşar, ancak pencereler de demir parmaklıklar vardır. Bu arada saniyeler "30,29,28,27..." diye ilerlemektedir. Tekrar kapıya yönelir, bütün gücüyle kapıyı yumruklamaya ve avazı çıktığı kadar bağırmaya başlar. Saniyelerin geri sayımı sürmektedir. "9,8,7,6..." O sırada kapı açılır ve yazar içeri girer.
- Ne oldu evladım bu ne panik, diye sorar.
-  Derhal buradan kaçalım. Biraz sonra burası infilak edecek, diye bağırır delikanlı.
Yazar gayet sakin bir şekilde,
- Hayır, öyle bir şey yok, nereden çıkardın bunu, diye sorar. Delikanlı şaşkın bir şekilde bilgisayar ekranını gösterir:
- Ama orada öyle yazıyordu.
- Öyle mi? Yazı bu kadar önemli, öyleyse gel hedeflerini yazmaya başlayalım.
5) Hedefin Gerçekleşme Zamanını Belirleyin
Değer ve inançlarınıza göre netleştirdiğiniz hedefin gerçekleşme zamanını belirleyin. Zaman sının koyun. Eğer zaman sının belirlemezseniz harekete geçme dirayeti sergileyemeyeceksiniz. Aldığınız herhangi bir kitabı bitirme amacınız vardır. Ama bunu ne zaman bitireceğinizi belirlemediyseniz kuşkusuz hiçbir zaman bu kitap bitmeyecektir.
Amaçlarınızı gerçekleştirme zamanınız belli olmalıdır. Zaman harekete geçmeniz için itici güç olacaktır. Muhammed Ali Clay'ın antrenmanlarda tekrar ettiği bir sloganı vardır. "Gencim, sempatiğim, planlarını doğrultusunda çalışıyorum ve iki yıl sonra dünya şampiyonuyum."
Zaman planlaması yaparsanız erteleme problemini de ortadan kaldırırsınız. Bugün yapman gereken bir çalışmayı başka bir güne ertelemen kolay olmayacaktır. Her ertelediği iş başka bir gün için size ekstra bir yük getirecektir.
Bili Toomey 1964 yılında yirmi beş yaşındayken olimpiyat-lann en yorucu oyunu olan dekatlon seçmelerine katılıyor. Seçmeler sonucunda ilk üç rakibi olimpiyatlara katılma hakkı kazanırken o, dördüncü olarak eleniyor. Ertesi günün sabahı onu sahanın etrafında koşarken görenler, "Mr. Toomey, olimpiyatlara katılma şansınızı nasılsa kaybettiniz, neden çalışıyorsunuz?" diyorlar. O şu muhteşem cevabı veriyor:
"1968 olimpiyattan için çalışıyorum." Ve bu disiplinli çalışması netice veriyor. Bili Toomey 1968 Mexico City olimpiyatiannda alün madalyayı gururla göğsüne takarak birincilik kürsüsünde yerini alıyor.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@sayginnlp.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - -
HEDEF BELİRLERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR başlıklı  tarafından yazılan yazı 1556 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu