Categories: Hitabet

Dinleyiciler Nasıl İkna Edilir?

Etkili bir konuşma yapabilmek için dinleyicileri ikna etme ve konuşmayı sonlandırma konularına fazlasıyla önem vermelisiniz. Çünkü ikna olmamış bir dinleyici kitlesi ve iyi bir şekilde kapatılmamış bir konuşma, geri kalan her şeyi çok iyi yapmış olsanız bile, gerekli etkiyi oluşturmayacaktır. Bu yazımızda sizlere ikna edici bir konuşma yapma tekniklerinden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar.

Dinleyicileri İkna Etmek için Neler Yapılmalı?

Dinleyicilerin Dikkatini Çekin

Bir konuşmacı olarak ilk işiniz; dinleyicilerinizin size olan ilgisini kazanmak, dikkatini üzerinize çekmektir. Bunu ne kadar çabuk başarırsanız sizin için o kadar iyidir. Ondan sonraki adımınız; dinleyicileri konunuza taraftar kılmak, onları sizinle hemfikir olmaya hazırlamak için atılmalıdır.

Bunun için bazen doğrudan doğruya hemen konunuzun delillerini ortaya koymaya, bazen de öncelikle konunuzu kabule engel olan kökleşmiş fikirlerle yanlış anlaşılmasını aradan kaldırmaya mecbursunuz. Konuşma yaparken daima kendi kendinize şunu sormalısınız: “Şimdi dinleyicilerim bu konu hakkında: ne düşünüyorlar?” Onların o esnadaki düşüncelerine ve fikirlerine önem vermezlik etmemelisiniz. Çünkü bir fıçıyı yağla doldurmak istiyorsanız ve o fıçının içine önce su koymuşsanız şimdi ilk işiniz o suyu boşaltmak olmalıdır.

Eğer basın sizin hakkınızda veya konunuzla yanlış bir fikir vermişse, onu şimdi yok etme zamanıdır. Eğer konunuz karanlık, anlaşılmaz bir şeyse, onu şimdi halkın önünde aydınlatma, anlaşılır bir hale getirme zamanıdır. Eğer konuşma yaptığınız yerde halk konunuza karşı düşmanca bir fikir besliyorsa, onu şimdi serbest ve açıkça söz söyleyerek düzeltme zamanıdır. Ortada bir düşünce karışıklığı, bir fikir karmaşası, yanlış bir sabit fikir, bir uyuşmazlık varsa, onları şimdi yolunuzun üstünden kaldırma zamanıdır.

Şahsi fikir muhalefetleri varsa, mümkün olduğu kadar, bunlara önem vermeyerek hemen asıl delili ortaya koymanız tavsiye edilir. Muhalifleri küçük görmemek, karşı tarafla mümkün olduğu kadar fikir birliği kurmadan asıl konuya, asıl maksada girişmemek çoğu zaman daha doğru olur. Genelde güçlükten kaçmakla insan bir şey kazanmaz. Eğer dinleyiciler sizin güçlükten kaçtığınızı görürlerse ciddiyetinizden ve cesaretinizden şüpheye düşerler.

Etkili bir konuşmacı olmak istiyorsanız konuşmanıza ön hazırlık için mutlaka çaba sarfetmelisiniz. Konuşmaya hazırlanma teknikleri yazımızı hemen okuyarak bu konuda kendinizi geliştirebilir ve etkili konuşmalar yapabilmek için bir adım daha atabilirsiniz.

Uygun Zamanlarda Gerçeklerden Bahsedin

Olaylar, her etkili konuşmanın bel kemiğini oluşturur. Eğer bir olay ve gerçekten bahsetmeyecekseniz, ne diye söz söylemeye kalkıyorsunuz? Birtakım dostça ima ve dokundurmalar ve neşeli hikayeler, konuşma yapmak demek değildir. Bunlar belki bir konuşmanın süslü çerçevesi olabilir. Gerçek bir konuşmanın ruhu, özü olmalıdır, iskeleti olmalıdır, bir ev nasıl taşlarla yapılırsa o konuşma da olaylarla kurulmuş olmalıdır. Ukalanın biri; söz söyleme sanatının, fikirleri saklamak olduğunu söylemiştir. Durum bunun aksidir. Konuşma, fikirleri söylemeye araç olan sanattır.

Eğer halka söz söyleme derecesine yükseldiyseniz demek ki aşağı yukarı bir eğitimci konumundasınız. İnsanların huylarına, karakterlerine siz şekil veriyorsunuz. Sizin çok ağır sorumluluğunuz vardır. Bir soytarının sefil gayesiyle hareket ediyorsanız, kendi kendinize güveniniz yok demektir. Amacınız, ne ve kimin hesabına olursa olsun sadece güldürmek ve alkış toplamaksa kendi kendinizi dahi tatmin etmiyorsunuz demektir.

Konuşmanızı olaylar üzerine kurmalısınız. Bu kurala belki önem vermezsiniz. Belki bunu şahsınızda uygulamalısınız. Fakat acı cezasını çekmeden, bunsuz başarılı olduğunuzu inkar edemezsiniz. Yalnız palavracı olarak tanınmamalısınız. Bir konuşmacı için bu, öldürücü bir sıfattır. Bu sıfattan kurtulmak için en iyi çare daima yeteri derecede çok olayı ve gerçeği bulup konuşmanıza yerleştirmektir. Bu şekilde konuşmanızın, siz ve dinleyicileriniz için zahmete değecek kıymeti olur.

Dinleyicileri İkna Edici Konuşma Yapabilme Teknikleri

Olayların Sıralamasına Dikkat Edin

Önce az önemli olan olay ve delilleri ortaya çıkarınız. Bu şekilde dinleyiciyi yavaş yavaş daha yüksek dereceye çıkarmış olursunuz. Dinleyicilerinizi tamamen etkilemeden onlara, isteyerek kabul edecekleri yeni bir fikir ortaya atamayacağınızı göz önünde bulundurunuz. Genel hitabette bu ana kanunu birçok yeni konuşmacı ihmal eder ve sonuçta zararını görerek şaşırıp kalır. Dinleyicilerinize ancak kabul etmeye hazır oldukları şeyleri veriniz. Onları adım adım ruhsal kavrayış derecesine çıkarınız.

İyi bir konuşmacı sesini tanımalı ve onu etkili kullanma konusunda kendisini geliştirmelidir. konuşmacılar için sesi kullanma teknikleri yazımıza göz atabilir ve sesinizi daha etkili kullanmayı öğrenebilirsiniz.

Etkili bir konuşma yavaş yavaş yukarıya çıkar. Birtakım küçük olaylar vadisinden hareket eder, gittikçe daha önemi olayı geçerek, büyük olayın zirvesine yükselir. Bu yükseğe çıkış, bu tırmanış dinleyicilere zevk ve heyecan verir ve onları ruhen iyi bir hale sokar.

Usta bir konuşmacı; nefes almadan kendini dinleyen bekleyenleri daima yükseğe çıkarır. Bu şekilde dinleyiciler, kendilerinin de büyüdüklerini, yükseldiklerini hissederler. Niçin? Çünkü konuşmacı onları öyle bir konuma yükseltmiştir ki önlerinde daha berrak ve daha kapsamlı bir bakış açısı açılmıştır. Bu ruh halinin bir kısmını konuşmacının iyi söz söylemesi, diğer kısmını da düzenli sıralayarak ortaya koyduğu olayların etkisi açığa çıkarır.

Hatta az yetenekli bir konuşmacı bile, olayları iyi sıralamayı biliyorsa, olayı ve gidişatı gelişigüzel, plansız serpiştiren iyi ve parlak bir konuşmacının konuşmasından daha etkili söz söyleyebilir. Bazı kimselerin konuşmalarını dikkatle incelerseniz bunların hiç iyi konuşmacı olmadıklarını görürsünüz. Bunlar ne yetenekli, ne de konuşmacı olarak yetişmişlerdir. Buna rağmen olayı ve durumu düzenlemeyi iyi bildikleri ve ilerleme sanatını iyi kavradıkları için gayet büyük etki bırakırlar.

Konuşmanın Amacına Uygun Şekilde Yükselin

Bir konuşmanın zirvesi elbette sarsıcı, üzücü olmamalıdır. Bir melodramın beklenen zirvesi gibi olması gerekmez.  Bir aile toplantısında konuşmanın en yüksek noktası, bir kelime oyunu veya ortama uygun bir şaka olabilir. Bir ticaret odası toplantısında yapılan konuşmada en yüksek nokta ya herkesi tatmin ve ikna edici bir istatistik, veya iktisadî bir krizin çaresi hakkında bir teklif olabilir.

Herhangi bir konu için halkın hislerine ve düşüncesine tercüman olmak üzere yapılan bir toplantıda söylenen konuşmanın zirvesi, hükümetten belirli bir şey yapmasını veya toplumsal iyileştirmelerin uygulanmasını istemek olabilir.

Bu şekilde bir konuşmanın en yüksek noktasını bir fıkra, heyecanlı bir bildiri, istatistik, bir şiir, bir teklif, bir karar oluşturabilir. Bu nokta; dinleyicileri sarsmaya, memnun etmeye, ikna etmeye, yükseltmeye yarar. Her konuşma; kendisinin ortaya koyduğu konuya uygun bir zirveye yükselmek zorundadır. Bunu göz önünden ayırmamak gerekir. İstatistikle ilgili bir konuşmanın en yüksek noktası bir dram zirvesi gibi olmamalıdır. Ve bir matem konuşması fıkra ile bitmemelidir. Güldürmesi gereken bir konuşma zirvesi sarsıcı, acı bir şey olmamalıdır ve hep bunun gibi.

İyi bir konuşmacı, diksiyonu düzgün olan bir konuşmacı olmalıdır. Diksiyon eğitimleri bu konuda konuşmacılara çok sayıda katkı sağlar. Eğer isteseniz sayginnlp.com/izmir-diksiyon-egitimi/ sayfamızı inceleyebilir ve diksiyon kurslarımız hakkında daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Başarılı olabilmek için bir konuşma, kendi içerisinde uyumlu ve ahenkli olmalıdır. Takip etmesi gereken dümdüz yoldan akıp gitmelidir. Bir konuşma her ne pahasına olursa olsun hiçbir zaman ayrıntıyla karmakarışık edilmemelidir. Yalnız bir durumu anlatmaya veya bir fikri övmeye veya yergiyle canlandırmaya yarayan küçük birtakım ayrıntı, bu tavsiyenin dışındadır.

Biliyorum diye, hiç gereği olmayan bir fıkrayı ortaya koymanın bir anlamı yoktur. Bir konuşmada dinleyicileri ne son derece idareli ve dikkatli yansıyan bir yükseliş, diğer bir konuşmaya tamamen anlamsız ve gereksiz olur.

Kısacası eğer konuşmaya uymayan ve etkisini kaybeden bir yükseliş, bir ilerleme bulacaksanız, o konuşmanın hiç yükselmemesi, hiçbir zirveye varmaması daha uygundur.

Sessizlik Tuzağına Düşmeyin

Eğer bir kere konuşmanızın zirvesine vardıysanız, alkışa kapılarak bu başarınızı yıkmayınız. Dinleyicilerinizin daha devam etmenizi arzu ettikleri bir zamanda konuşmanıza son vermelisiniz. Kürsüden çekilmenize üzülmeleri gerekir.

Etkili Bir Konuşmacı Dinleyicileri Nasıl İkna Eder?

Bir konuşmayı en kötü bitirme tarzı; “Bir şey daha söyleyip bitireceğim, “ veya “Son bir kelime daha söyleyebilir miyim?” yahut, “Zamanınızı birkaç dakika daha alabilir miyim?” gibi ekleme yamalarla sözü uzatmaktır. Böylece bir konuşmayı paramparça bir paçavra haline getiriyorsunuz demektir.

Konuşma yaparken kendiliğinden, doğal olarak, bir zirveye yükseldiyseniz artık devam etmemeniz ve yerinize oturmanız tavsiye edilir. Dinleyicilerinizi daha fazla hayranlığa sürükleme imkanını göremiyorsanız artık o zaman mutlaka ve mutlaka yerinize oturma zamanı gelmiştir.

Konuşmanızda hiç ummadığınız bir kıvılcımın, dinleyicilerin gözünde birden bire heyecan bombasını ateşlediğini görürseniz, o zaman hemen halkı selamlayarak sözünüze son vermeniz önerilir. Böylelikle dinleyiciler bu yükselişi, derecesini sizin isteyerek hazırladığınızı zannederler.

Bu kuralları uygulamak güçtür. Fakat uygulamak hayret edilecek bir etki bırakır. Demek ki bütün konuşmayı muhakkak sonuna kadar söylemenin gerekmediğini düşünmeye kendinizi alıştırmalısınız. Asıl sorun; Sonuç ve üründür. Siz bunu ne kadar çabuk ve ne kadar kolaylıkla elde ederseniz; o kadar iyi bir konuşmacı sayılırsınız.

Herhangi bir alanda söylenen sözün başarısı; ancak elde ettiği sonucun yüzde kaç oranında etkili olduğuyla ölçülür. Bir konuşmayı örnek vermek gerektiği zaman, uzunluğuna nispetle yüzde olarak en çok sonuç elde eden konuşmayı örnek olarak gösterebilirsiniz. Onun için her zaman konuşmanızın uzunluğunu, sonucun önünde feda etmeye hazır olmalısınız.

Öncelikle İlgi ve Güven Kazanın

Her gerçek konuşmacı; dinleyicilerine hoşa gitmeyen birkaç olay söyler. Bir konuşmacının karakter ve gücünü; dinleyicilerin bilmesi gereken, fakat işitmekten hoşlanmadıkları birtakım gerçekleri onlara söyleyerek kazandığı başarıyla ölçebilirsiniz.

Zeki bir eczacı müşterisine frenk üzümü şurubu içinde hint yağını nasıl yutturursa, zeki bir konuşmacı da birtakım gerçekleri fıkralarla örterek dinleyicilerine öyle sunar. Her adam dinleyicilerinin hoşuna gitmeyen birtakım olayları anlatabilir. Böyle hareket eden patavatsız kimseler, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, beceriksizlikleriyle her şeyi altüst ederler. Dinleyicilere hatalarını ve zararların gösterebilmek için çok ustalıkla hareket etmek gerekir. Hakikatleri sevgi ile karıştırarak söylemek, herkesin kolaylıkla kazanamayacağı nazik sanatlardan biridir.

Her dinleyici onuru kırılmadan, ustalıkla bildirilen gerçekleri öğrenmeye can atar. Hatta bir halk toplantısında konuşmacı dinleyicilerini azarlayabilir. Ve eğer bunu ciddi, haklı, ustalıkla ve samimiyetle yapabildiyse bundan dolayı onların alkışlarını bile kazanır. Fakat bütün bunlardan önce konuşmacı bir dost gibi açık ve samimi olarak söz söyleme hakkını kazandığına dinleyicilerini inandırmalıdır. Halkın tam bir güvenini ve bağlılığını kazanmış olmalıdır ve dinleyicilerine meseleyi, onların kendi bakış açılarından gördüğünü ispat etmelidir.

Halk, konuşmacının içlerinden biri olduğunu hissederse, o zaman açık, samimi, hatta sert konuşmasına engel olmaz. Fakat konuşmacı bir amir tavrı takınırsa, ne kadar haklı olursa olsun, en küçük bir eleştiriye bile katlanamaz.

Fikirleri Doğru Şekilde Bağlayın

İyi kurulmuş bir konuşmada her fikir kendisinden sonra gelen fikrin yolunu açmalıdır. Böylelikle hiç arası bozulmadan tomurcuktan goncaya, goncadan çiçeğe geçer. Heykeltıraşın eli altındaki bir mermer külçesi gibi konuşmanızın da belirginleşerek bir şekil alması gerekir. Her fikirden daha yeni ve daha büyük bir fikir fışkırmalıdır. Bu tarzda düzenlenmiş konuşma halkı büyüler.

Yalnız böyle bir konuşma halkı ikna eder. Dinleyicilerin ruhlarını zorlar, eve döndükleri zaman; “Bizi sürükledi, götürdü” derler. Bir konuşmanın böyle itirazsız etkisi ancak fikirlerin mana ve ifadeleriyle sıralanmasına verilebilir. Bunlar bir konuşmacının gücünden, güzel söz söylemesinden daha az kıymetli değildir.

Acemiyken Şiir Okumayın

Kötü bir konuşmacı, konuyla çok ilgisi olmayan şiirden birkaç mısra şiir geveleyerek sözünü bitirir. Acemiyi işte bundan tanırlar. Kesin bir kural olarak tavsiye ederim ki şiiri tamamen bir tarafa bırakınız ve en aşağı on sene konuşmada ustalaşmadan bir tek mısra bile kullanmayınız.

Mükemmel olmayan konuşmacılar için en emin yol hisleri bir tarafa bırakarak yalnız olaylara değinmektir. Söz söyleme sanatı tıpkı bir merdiven gibidir, onu basamak basamak çıkmak gerekir. Ancak üstat bir konuşmacı istediği zaman güldürür, ağlatır, hiddet veya ilgi uyandırır. Onun için siz de ilk zamanlar ilk tavsiyeleri tutunuz. Öncelikle isteklere ve akla seslenmek gerekir. Evvela arzuya, muhakemeye hitap etmelidir. Hitabet kurallarını öğrendikten ve güven kazandıktan sonra hisleri harekete geçirmeye kalkabilirsiniz.

Oğuz Bal

Share
Published by
Oğuz Bal

Recent Posts

Üslup Çeşitleri ve Doğru Üslup Belirlemenin Önemi

Eğer iyi bir konuşmacı olmak istiyorsanız üslubunuzu geliştirme ve üslup çeşitleri konusuna kafa yormalısınız. Her…

4 yıl ago

Konuşmayı Nasıl Eğlenceli Hale Getirebilirsiniz?

Etkili konuşma yapabilmenin temel kurallarından birisi konuşmanızı eğlenceli hale getirmektir. Eğer dinleyicilerinizin verdiğiniz mesajı en…

4 yıl ago

Yöneticiler için Zaman Yönetimi Teknikleri

Yöneticiler hem kendilerinin hem de kurumlarının başarısı için zaman yönetimi konusunda ustalaşmalıdır. Yöneticiler için zaman…

4 yıl ago

Etkili Bir Konuşmaya Nasıl Başlanmalı?

Bir konuşmanın etkili olabilmesi, konuşmaya nasıl başlandığına bağlıdır. Güzel başlamayan bir konuşma genelde güzel devam…

4 yıl ago

Etkili Bir Konuşmaya Nasıl Hazırlık Yapılır?

Etkili bir konuşma yapmak için mutlaka bir hazırlık planı yapmalısınız. Konuşmacıları birbirinden ayıran en temel…

4 yıl ago

Zamanı Etkili Kullanma ve Lehinize Çevirme Yöntemleri

Zamanı etkin kullanmak ve lehinize çevirmek için ilk yapmanız gerekenlerden birisi zaman yönetimi ile ilgili…

4 yıl ago