kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp,koçluk kişisel gelişim,nlp kişisel gelişim,nlp

DÜŞÜNCENİN YAPISI

DÜŞÜNCENİN YAPISI
 
Düşünmek ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır.
Sokrates
 
Yüzyıllardır filozoflar, araştırmacılar, bilim adamları, dilbilimciler, eğitimciler, düşünmenin öneminin yanında nasıl düşündüğümüz hakkında da bir takım öneriler ve kabuller ortaya koymuşlardır.
Dünyayı, çevreyi ve yaşanan tecrübeleri beş duyu organımızı kullanarak algılarız. Bunlar: Görme, işitme, dokunma, tatma ve koklamadır, ve her bir duyu organının kendine göre yapısı olmakla birlikte canlıların türlerine göre farklılıklar göstermektedir. Bazı hayvanların insanlardan bu yönden farkları vardır. Örneğin köpeğin duyma ve koklama kapasitesi insanlarınkinden farklıdır. Biz insanların ise bu duyuları nispeten sınırlıdır. Gözlerimiz dünyayı görmek ve algılamak içindir ve hemen hemen en önemli organlardan birisidir. Dünyaya gözlerimizden bakarız. Sibernetik biliminin öncülüğünde gözlerimizin yerine bir takım yapay optik gözler ve kameralar icat edildiyse de gözlerimiz kadar zengin özellikleri yoktur.
Kulaklarımız, yine tecrübemizin işitsel boyutlarıyla ilgilidir. Duymak, algılamanın diğer bir boyutudur.
Kulak insanlara sesleri duymak, algılamak ve o seslerle düşünce ve davranışlarını yönlendirmek için gereklidir. Bazı anlarda duyduğumuz bir müzik bize haz verirken çocuk ağlaması, korkutucu sesler ve çığlıklar başka duygular hissettirmektedir.
Dokunma duygunuz ise yine tecrübelerin oluşması ve nesnelerin fiziksel olarak kavranması ve sonra bunların hissedilmesi, anlamlandırılması ve yaşanan tecrübelerin oluşturulmasında diğer organlarımız gibi önemlidir. Koklama ve tat alma canlıların diğer ortak özelliklerindendir. Canlılar arasında duyu organlarının işlevi açısından fark olsa da, bunlar tecrübeleri ve çevreyi algılamakta kullanılabilecek duygusal organlar olarak hizmet etmektedirler. Aldous Huxley sahip olduğumuz duyu organlarımızı algı kanalları olarak adlandırır, onların kendimizle ve çevremizle olan iletişimimizde damarlarımız olduğunu belirtir.
Duyu organlarımız uyarılar vasıtasıyla kendilerine gelen mesajları sinir sisteminin yardımıyla anlamlı hale getirerek dünyayı algılamamıza yardım etmektedirler. Algıladığımız durum ya da olaya, bunlarla ilgili mesajların beynimize ulaşmasından sonra tepki veririz. Olay uzakta olmuştur ama biz onu kafamızın içinde oluşan görüntülere göre değerlendiririz.
Duyu organlarımız bazen bizim mesleklerimizi seçmemizde de rol oynarlar. Mimar ve sanatçılar daha keskin gözlere, müzisyenler daha keskin kulaklara ihtiyaç duyarlar. Eleştirmenler görüntü ve seslere, aşçılar tat almaya duyarlıdırlar. Sporcular da duygularını geliştirerek kontrol ve dengeyi öğrenmişlerdir.
NLP, sahip olduğumuz duyu organlarımızın kapasitelerinin çalışmayla geliştirilebileceğini ve bunun daha zengin bir iletişim ve kaliteli yaşamın oluşturulmasında önemli olduğunu vurgular.
Herhangi bir NLP uzmanı için iletişimde duyu organlarının rolü çok büyüktür. NLP uzmanlarının kendilerinde ve başkalarında olan duyusal değişiklikleri algılama ve bunları yorumlama becerileri yüksektir, ve kendileri için bu duyusal keskinlik çok önemlidir.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@sayginnlp.com

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :nlp - kişisel gelişim - terapi - psikoloji - düşünce - düşünce yapısı -

Yorumlar