Hayal Edebilme Gücü
Hayal Edebilme Gücü
Hayal edebilme kainattaki en büyük güç olarak tarif edilmiştir. Bilimdeki, tıptaki ve sosyal refah düzeyindeki birçok büyük ilerlemeler hayal güçleri zengin olan bireyler sayesinde olmuştur. Yönetim gibi bilim de gerçeklerle uğraşır. Formal mantığı oluşturan ve sonraları "bilimsel metod" olarak adlandırılan şeyin sadece sol beyin yeteneklerince kullanılacağı bekleniyor olabilir. Fakat rutin araştırmaların birçoğu özenli kayıtlar ve analizler gerektiriyor olmasına rağmen, araştırmanın tamamı demek değildir. Hem bilim hem de diğer alanlarda en büyük ilerlemeler, insanın hayal gücüne istediği gibi dolaşma imkanı verildiğinde ortaya çıkmıştır.
Örneğin Einstein, izafiyet teorisini masasının başında otururken değil, bir yaz günü bir tepenin üzerinde uzanıyorken keşfetmiştir. Gözleri yarı kapalı bir şekilde gökyüzünü seyrederken, kendi hesaplarına göre, güneş kirpiklerine vuruyordu ve binlerce minicik güneş ışını kırılıyordu. O, bu güneş ışınlarının birinin üzerinde seyahat etmenin nasıl bir şey olacağını merak etti ve kendini bir güneş ışınının üzerinde kainatı dolaşıyor olarak hayal etti. Onu hayali öyle bir yere götürdü ki almış olduğu formal fizik eğitimi ona böyle bir şey olamaması gerektiğini söylüyordu. Bunun üzerinde düşününce, yazı tahtasının başına geri döndü ve hayalinin onun formal eğitiminden daha iyi olduğuna inanarak, beyninin ona söylemiş olduğu doğruyu açıklamak için yeni bir matematik üzerinde çalışmaya başladı.
Bir Alman kimyacı olan Kekule de yaratıcı hayal gücünü kullanarak önemli bir buluş yaptı. Benzinin moleküler yapısını saptamak için labaratuvarda epey zaman harcadıktan sonra, evine gitti ve yarı uyanık yarı uykulu ateşin önüne oturdu. Alevlerin ve kömürün ona ilham vermelerine izin verdi. Sonunda benzin çemberini nasıl keşfettiğini şöyle açıklıyor:
Sandalyemi ateşe çevirdim ve uyuklamaya başladım. Gözlerimin önünde atomlar sıçrıyorlardı. O zaman küçük bir grup alçakgönüllü bir şekilde arkada kalıyorlardı. Zihinsel gözüm, bu çeşit görüntüleri tekrarlayarak bunu çok net bir şekilde yapabiliyordu. Şimdi çeşit çeşit şekillerdeki daha büyük yapıları da ayırt edebiliyordu. Uzun diziler bazen birbirlerine fazlaca bir uyum içinde yaklaşıyorlar ve hepsi bir yılanın hareketleri gibi dönüyor ve bükülüyorlardı. Fakat, bakınız! O da nesi? Yılanlardan bir tanesi kendi kuyruğunu yakaladı ve bu şekil sanki alay ederek gözlerimin önünde dönmeye başladı. Yüzüme bir flaş patlamışçasına uyandım."
Hayal gücünün sağlayabileceği, yaratıcı "kavrama" gücünden faydalanmayacak olan yönetimin hiçbir alanı olmayacağından hayal edebilme gücünün çok önemli olduğuna karşı oluşturduğunuz zırhınızdan kurtulmanız gerekiyor.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@sayginnlp.com