HEDEFİNİZE GİDEN YOLDA
İsteklerini belirtirken bedeni ve zihni her zaman uyum içindeydi. Eğer ilk seferinde isteklerine ulaşamazsa farklı yollar deneyerek buna ulaşmaya çalışıyordu.
Artık yetmiş yaşında bir asistanım vardı. Her gittiğim seminere benimle birlikte gidiyor, anlattıklarımı dikkatle not alıyor ve gereken yerlerde söze katılıyordu, öğrenme merakı ve arzusu genç insanlara örnek oluyordu. Daha sonra yavaş yavaş duygularını ve düşüncelerini yazmaya başladı. Ben onun yazdıklarını okudukça etkileniyor ve bunların bir kitaba doğru gittiğini düşünüyordum.
Sevda Hısım ne istediğini çok iyi biliyordu. En büyük dileği sürekli olarak kendini geliştirmek, pozitif olmak ve öğrendiklerini insanlarla paylaşmaktı.
Duyusal keskinliği çok gelişmişti, iletişimde karşısındaki insanları çok dikkatlice izler ve onlardan aldığı geri bildirimleri çok iyi değerlendirirdi. Karşısındaki insanın üzgün, neşeli, veya. düşünceli olduğunu çok çabuk anlar ve onlara empatik bir şekilde yaklaşırdı. Kalibrasyonu yani insanların bakışlarından ve beden dillerinden anlam çıkarma becerisi çok mükemmeldi.
Aldığı geri bildirimler sonucunda esnek olmasını bilirdi. Davranışlarını değiştirmesi gereken yerde bunu derhal farkına varır ve gerekeni yapardı.
Hiç zaman kaybetmeden aldığı her kararı uygulamaya koyardı.
Gerçekten de kendisi yazdıklarını birleştirince ortaya çok güzel bir kitap çıktı: 70'inde Gelen bahar. Sevda Hanım ikinci baharını yaşıyordu ve yeniden doğmuş gibiydi. Seminerlerime katılmaya devam ediyor, öğrendiklerini insanlarla paylaşıyordu. İnsanlara verdiği pozitif enerji muhteşemdi.
Sekiz yıllık beraberliğimiz sırasında ondan çok şey öğrendim. Ama en önemlisi NLP'nin varsayımlarını ilkelerini ve tekniklerini uygulayan yetmiş yaşındaki bir insanın hedefine ulaşmak için gösterdiği azim ve sabırdı. Yetmiş altı yaşında amansız bir hastalığa yakalandı. Kemoterapiye giderken saçları döküldü, ama o her zamanki gibi pozitifti. Düşüncelerini kelimelerle ifade edemediği hastalığının en zor döneminde bile kendisinin "bir savaşçı" olduğunu, hayatının son anına kadar insanlara pozitif enerji vereceğini ve onları seveceğini sanki gözleriyle söylüyordu.. Ben onun 77. yaş günü partisine katıldığımda başında çiçekten bir tacı vardı. Oturduğu yerden kalkamıyordu ama yine de ışıl ışıl gözleriyle etrafına, "Sizi çok seviyorum" mesajı veriyordu. Sevda Hısım bir kitap yazdı ve hasta yatağında diğer kitabını yazdı. Ama onun asıl kitabı yaşadığı hayatıydı. Çevresindeki insanlar, yetmiş yaşında son nefesini verirken dahi onun yüzündeki gülümsemesini görmüşlerdi.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@sayginnlp.com